(1086 S. K. m. 9, 10, 20)
Dava: Dava dilekçesinde, nişan bozma nedeniyle 9.168.500 liralık hediyelerin ve 2.000.000 lira diğer harcamalar olmak üzere 11.168.500 lira maddi tazminat ile davacı Çiğdem için 10.000.000 lira ve S. için de 5.000.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili Sarıkamış Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi cihetine gidilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, nişanın bozulmasından ötürü maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır.
Davalı taraf Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın Sarıkamış .... Piyade Tümeni İkmal ve Bakım Taburu Komutanlığı'nda Hareket Eğitim Subayı olduğunu bildirerek, Sarıkamış Mahkemesi'nde bakılmak üzere yetki itirazında bulunmuş, mahkemece, HUMK.nun 20. maddesine dayanılarak yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Nişanın Kadıköy'de icra edildiği, davalının halen Sarıkamış'ta Silahlı Kuvetler mensubu olarak görev ifa ettiği ve de Bursa Elma Bahçeleri Mahallesi'nin nüfusunda kayıtlı olduğu dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
HUMK.nun 9. maddesine göre, her dava açıldığı tarihteki davalının ikametgahı mahkemesinde görülür. İkametgah, yerleşmek niyetiyle oturulan yerdir. Memurlar, idari bir tasarrufla görev yerlerinden iradeleri dışında her zaman başka yere atanabilecekleri cihetle çalıştıkları yer asla ikametgahları sayılamaz. Onun içindir ki memurların nüfusta kayıtlı oldukları yer onların ikametgahları olarak kabul edilmesi gerekir. Davanın tarafları ise bu karinenin aksini iddia ve ispat etmiş değildir.
Öte yandan, taraflar arasında icra edilen nişan sözleşmesi şahıs varlığı sözleşmesi niteliğinde bulunmaktadır. Bu nedenlerle, bu tür sözleşmeye HUMK.nun 10. maddesi ve de 20. maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, davalı gerçek yetkili mahkemeyi göstermediği de dikkate alınarak reddiyle işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin ödenen temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.03.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy