(5434 S. K. Ek m. 47)
Dava: Dava dilekçesinde, 3157 sayılı Kanun uyarınca hizmet süresinin tesbiti istenilmiştir. Mahkemece, davanın süre yönünden reddi cihetine gidilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacının 02.11.1968 -11.12.1974 tarihleri arasında yaptığını ileri sürdüğü imam hatiplik hizmet süresinin tesbiti istenmiştir.
Mahkemece, hizmet tesbitinin tabi olduğu 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa ki; bu tür hizmet sürelerinin tesbiti hususu, 5434 sayılı TC. Emekli Sandığı Kanununa 2865 sayılı Kanunla eklenen ek maddenin (c) fıkrasını değiştiren 3157 sayılı Kanunla düzenlenmiş olup, bu kanunda o şekilde bir hak düşürücü süre öngörülmüş değildir.
O halde; anılan kanun hükümlerine göre, davanın esasının (davalı müftülük ile ilgili muhtarlıktan, varsa davacının yaptığını iddia ettiği hizmet ve sürelerine ilişkin kayıt ve belgeler getirtilip bilgi istenmek ve gösterilen diğer deliller de toplanmak suretiyle) incelenmesi ve sonuçlarına uygun bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen şekilde reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin ödediği temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy