(1086 S. K. m. 8/I, II)
Dava: Dava dilekçesinde, 11.250.000 lira üç aylık kira bedeli tutarı ile 1.500.000 lira üç aylık yakıt parası bedeli ki; toplam 12.750.000 liranın dava tarihinden itibaren % 30 faiziyle tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: HUMK.nun 8. maddesinin II. fıkrasına göre; dava konusu olan şeyin değerine bakılmaksızın kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi, yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar sulh mahkemesinin görevi içindedir.
Ancak, davacı vekili 30.11.1992 tarihli dava dilekçesinde; tahliye, akdin feshi veya tespit isteminde bulunmaksızın mücerret olarak 12.750 000 lira kira ve yakıt alacağının tahsilini istemektedir.
HUMK.nun 8. maddesinin 1. fıkrasına göre, davanın değer ve miktarı 2.000.000 lirayı geçmektedir. Mahkemece yukarıdaki hususlar göz önüne alınarak davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin ödediği temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.7.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy