(743 S. K. m. 679, 644, 752) (167 S. K. m. 1) (4721 S. K. m. 756, 718, 837)
Dava: Dava dilekçesinde, suya vaki elatmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece, davanın reddi cihetine gidilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine güre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacıların tapulu taşınmazlarında kazı yaparak çıkardıkları ve sulama suyu olarak kullanmak istedikleri dava konusu su, TMK. nun 679. maddesinin 2. fıkrası ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun 1. maddesi anlamında yeraltı suyu ve dolayısıyla genel sulardan sayılırsa da bu suyun, yakınında olduğu öne sürülen davalı köyün içme suyu kaynağının da yeri belirlenip açıkça ortaya çıkartıldıktan sonra onu etkileyip etkilemediğinin, etkiliyorsa, derecesinin ve kazılan yerlerin kapatılması durumunda eski halin iade edilip edilmeyeceği hususlarının, en az birisinin ve (özellikle toprak su ilişkisinden anlayan) Jeoloji Mühendisi olmak üzere oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallen (icabında uygulamalı biçimde) keşif yapılarak kesin olarak saptanması ve bu belirlemelerin sonucuna göre; davalı köye ait anılan kaynak veya kaptajdaki suyun büyük ölçüde etkilendiğinin tespiti halinde ve o kazılar kapatıldığında da (davacılar tarafından çıkarılan söz konusu su) davalının kaptajına döndüğü takdirde şimdiki gibi davanın reddine, aksi halde ise, tarafların bu suya olan ihtiyaçları da (usulünce belirlenip) gözetilerek davanın gerçekleştiği oranda kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu yönlerden eksik inceleme ve genel ifadeler ile hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.3.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy