(1086 S. K. m. 63, 91)
Dava: Dava dilekçesinde, fazla hak saklı tutularak 856.284 lira idare zararının fiilen vukuu tarihi olan 9.10.1996 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davacı tarafın vaki feragati nedeni ile açılan her iki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin dosyaya ibraz ettiği genel vekaletnamede davadan feragat yetkisinin mevcut olmadığı görülmektedir. Vekilin davadan feragat edebilmesi için, vekaletnameninde açık bir feragat yetkisinin bulunması gerekir.
Açık ve kesin olmayan deyimler, feragat yetkisi şeklinde yorumlanamaz.
HUMK.nun 63. maddesine göre, sarahaten mezuniyet verilmemişse vekil sulh olamaz ve davadan hiçbir surette feragat edemez.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözardı edilerek, davacı vekilinin feragatı nedeniyle davanın reddi cihetine gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.11.1996 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy