(743 S. K. m. 908) (818 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 314, 222, 225, 483, 484, 485)
Dava: Davacı A. Sezer ile davalı İtimat A.Ş. aralarında ecrimisil davasına dair Zeytinburnu 1. Asliye Hukuk Hakimliğinde verilen 26.1.1996 günlü ve 1994/136 esas 1996/40 karar sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 16.4.1996 günlü ve 2/61-48 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde 402.500.000 lira ecrimisilin faiz masraflarla birlikte davalıdan tahsili istenilmiştir,
Davalı da dava konusu taşınmazı 1 Ocak 1984 başlangıç tarihli sözleşme ile davacının kendilerine kiraladığını, daha sonra taşınmazın 2/3 payına sahip Kamil Sezer ve Bogos Sezer tarafından 1.7.1993 tarihinde kira aktini yenileyerek kiracılıklarının devam ettiğini, taşınmazı fuzulen işgal etmediklerini savunmuştur.
31.3.1994 tarihli cevaba cevap layihasında da davalının Beyoğlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/115 esas, Zeytinburnu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/97 esas sayılı dosyalarında ikrarına dayalı olarak davalının fuzuli şagil olduğunun tesbiti ile ecrimisil tazminatına hükmedildiğini, ibraz edilen 1.7.1993 tarihli kira sözleşmesini, davacının bilgi ve iradesi dışında düzenlendiğini, bu sözleşmeyi düzenleyen Kamil Sezer ve Bogos Sezerin aynı zamanda davalı şirketin çoğunluğu sağlayan hissedarları bulunduklarını, Medeni Kanunun 2. maddesine göre bu sözleşmenin davacıyı zarara sokmak amacıyla ve muvazaa yoluyla yapıldığını bildirerek bu yoldaki savunmanın geçersiz olduğunu bildirmiş, daha sonra sözleşme ile ilgili muvazaa iddiasının bu davada hadise gibi çözüme kavuşturmak gerektiğini vurgulamıştır.
Mahkemece 1.7.1993 tarihli kira sözleşmesi geçerli kabul edilmeyerek ve fakat bu husus kararda tartışılmaksızın taşınmazın tümü üzerinden 402.500.000 lira ecrimisile hükmedilmiş; dairemizce de 1.4.1993 başlangıç tarihli kira sözleşmesindeki kiralayanların pay ve paydaş çoğunluğuna sahip olmaları itibariyle geçerli sayılacağından bu kira sözleşmesinin kapsamına giren süre ile ilgili olarak mecurda ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmeyerek kira sözleşmesinin süresi dikkate alınmak suretiyle ecrimisil istenen dönemden 4.2.1993 - 1.4.1998 tarihleri arasında saptanacak ecrimisile hükmedilmesi gerektiği cihetle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı taraf her ne kadar cevap layihasında bizzat davacının imzaladığı kira sözleşmesine istinaden dava konusu taşınmazda 1.9.1984 tarihinden itibaren kiracı olduklarını savunmuşlarsa da bunun sabit olmadığı, bir başka anlatımla davalı şirketin 1984 yılından beri kiracı olmadığı hususu taraflar arasında mevcut Zeytinburnu Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1993/97 esas ve de Beyoğlu Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1990/115 esas sayılı ecrimisil dava dosyalan ile sabittir. Bu davalarda davalının Fuzuli şagil olduğu kabul edilerek ecrimisile hükmedilmiş ve sözü edilen kararlar kesinleşmiştir.
1.7.1993 başlangıç tarihli kira sözleşmesi davalı şirket tarafından kiracı sıfatıyla davalı şirketin çoğunluk hissedarları bulunan Kamil Sezer ve Bogos Sezer tarafından da kiralayan sıfatıyla imzalanmış olup 7 yıllık bir dönem için aylık 10.000.000 lira kira bedeli üzerinden yıllık artışlarda %30 olarak kabul edilmiştir.
Bu sözleşmenin uzun süreli yapılması, kira bedelinin yıllık artış oranlarının çok düşük tutulması davalı şirketle mecuru bu şirkete kiralayanlar arasında menfaat birliği bulunması nedeniyle bu sözleşmenin muvazaalı yapıldığı iddiasının ortaya atılmasına neden olmuştur. Davacının bu yöndeki iddiasının davada araştırılması gerekir. Zira muvazaanın varlığı her zaman iddia ve ispat edilebilir kaldı ki istek olmaksızın da resen göz önünde tutulacağı hususu bilimsel öğretide savunula gelmektedir.
Görülmekte olan bir davada dayanılan bir senedin yahut sözleşmenin muvazaalı olduğu ileri sürüldüğünden H.U.M.K. nun 314. maddesi hükmü uyarınca uyuşmazlığı (davayı hadise) şeklinde çözmek gerekir. Hadisenin ise H.U.M.K. nun 222-225 . maddeleri ile 483-485. maddeleri uyarınca görülmekte olan davada araştırılması lazımdır.
Olayda davalı tarafından mahkemeye savunma yoluyla sunulan 1.7.1993 tarihli kira sözleşmesinin davacı tarafça muvazaalı olduğu ileri sürülerek karşı konulduğuna göre davacıya bu hususun usulen ispat ettirilmesi için kendisine bu konu da dahil imkan tanınarak varılacak sonucuna göre bir karar verilmek (örneğin sözleşmenin geçersizliği kabul edilirse taşınmazın tümü üzerinde ecrimisile hükmedilmesi) aksi takdirde yani sözleşmenin geçerliliği kabul edilirse bu kez taşınmaza sözleşme süresi içinde ecrimisil hükmedilmemesi gerekirken gerekçeli kararda bu hususlar tartışılmadan karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle, 16.04.1996 tarih ve 1996/2761-4836 sayılı bozma kararındaki gerekçelerin bu şekilde değiştirilerek hükmün BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy