(1136 S. K. m. 174)
Dava : Dava dilekçesinde 50.000.000 lira ücreti vekalet alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, tarafların Avukatlık Ücret sözleşmesi düzenlemelerinden sonra, davalının haksız bir şekilde davacıyı azlettiği ileri sürülerek 50.000.000 lira ücreti vekalet alacağının tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
Davalı vekilinin 17.9.1996 tarihli cevap dilekçesinde müvekkilince davalar için bilgi istendiğinde hiçbir bilgi verilmediğini büro içerisinde aşağılandığını, kendisine verilen sırların herkese anlatıldığını, davacıya yapılan azilin haklı olduğu savunulmuş ve tanık deliline dayanılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 174. maddesine göre avukatın azli halinde ücretin tamamı ödenir. Avukat kusur ve ihmalinden dolayı azledilmişse ücret ödenmez. Diğer yandan azlin haklılığı tanık ile ispatlanabilir.
Oysa ki; 18.11.1996 tarihli oturumda davalı vekilinin azilnamenin haklılığı konusunda tanık dinletme isteği reddedilmiştir.
O halde; davalı tarafın göstereceği tanıkların dinlenilmesinden sonra kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.03.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy