(1086 S. K. m. 240, 245, 267, 275) (743 S. K. m. 6)
Dava: Dava dilekçesinde 39.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı olayların mevcut olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi ameliyesine isat; bir olayın ispatı için başvurulan vasıtalara ise delil denir.
Kanun hilafını emretmedikçe iki tarafın her biri müddeasını ispata mecburdur (Mk. md.6). Buna göre ispat yükü ilk önce davacıya düşer.
Deliller kural olarak taraflarca gösterilir. Fakat hâkim, bilirkişi ve keşif delillerine kendiliğinden (re'sen) de başvurabilir.
Tanık (HUMK. md. 245 vd.), bilirkişi (HUMK. md. 275 vd) ve hususi hüküm sebepleri (HUMK. md. 367) takdiri deliller meyanında olup hâkim bu delilleri serbestçe takdir etme yetkisine sahiptir. (HUMK.md. 240, mad.286).
HUMK. md,367'ye göre "tahkikat hâkimi, senetsiz ispatı caiz olan davalarda re'sen veya talep üzerine bu kanunda gösterilmemiş olan diğer hüküm sebeplerinin istima ve tetkikine de karar verebilir ve bu husus hakkında iki tarafı istima ettikten sonra tebeyyün edecek hale göze iktiza eden tedbirleri ittihaz eder"
Zarar verilen arazinin yakınından geçirilen sürülerden hangisi daha önce zarar verilen yere yönelirse, sürünün zarar verdiği sonucuna varılan yörede (koyun çıkma ya da sürü çıkma) diye adlandırılan yöntem sonucunda sürü sahiplerinin sorumluluklarına ilişkin kararların temyiz itirazlarını inceleyen ilgili Yargıtay Dairesince onanmakta (HGK.8.11.1995; 4-732/950) ve bu husus mahkemeler görenek hukukunu oluşturmuş bulunmaktadır.
O halde toplanan deliller ile, davalının hayvanlarının davacı taşınmazında bulunan zeytin ağaçlarına zarar verdiğinin kanıtlandığı kabul edilere bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarının hüküm altına alınması gerekirken, aksi düşüncelerle davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekikilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 2.6.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy