(1086 S. K. m. 4)
Dava: Dava dilekçesinde 83.873.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı apartman yönetimi tarafından fazla ödenen doğalgaz bedeli 83.873.000 TL'nin (fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak üzere) davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Ancak, bilirkişi raporunda davacının almaya hak kazandığı, miktarın 124.085.130 TL olduğu belirtilmiş ve davada 20.11.1997 tarihinde açılmıştır.
Mahkemece fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak üzere 83.873.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HUMK'nin 4/2. maddesine göre, alacaklı kısmi dava açarken, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise, alacağın tamamı çekişmeli demektir. Alacağın tamamı çekişmeli ise, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Davamızda, davacının almaya hak kazandığı alacağın tamamı 124.085.130 TL'dir ve davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuştur.
Bu durumda, alacağın tamamına göre Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün HUMK'nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.6.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy