(818 S. K. m. 264)
Dava: Dava dilekçesinde davalı ile yapılan 1.5.1990 tarihli kira akdinin BK. 264. maddesi uyarınca feshi ve davalının taşınmazdan tahliyesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde oluduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili müvekkillerine ait arsa vasfındaki yerin 1.5.1990 tarihli kira sözleşmesi uyarınca 10 yıllığına davalıya kiralandığını, ancak kiralanan arsanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği müteahhidine verildiğini, bu sebeple anılan sözleşmenin 1.5.1997 tarihinden itibaren fesh edildiğinden davalı kiracıya bildirildiği halde taşınmazın tahliye edilemediğini ileri sürüp BK. 264. maddesi gereğince kira sözleşmesinin feshi ile kiralananın boş olarak kendilerine teslimini istemiş, mahkemece davacıların sözleşme tarihinde bu yeri kat karşılığı müteahhide verilebileceğinin öngörülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle sözleşmenin feshi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununun 264. maddesine göre, belirli bir süre için kurulmuş bir taşınmaz kirasında kira sözleşmesine başlamayı ya da devamı kendisi için dayanılmaz yapan önemli nedenlerden dolayı taraflardan her biri, eğer öbürürüne tam tazminat önerirse, kira süresinin bitiminden önce yasal sürelere uyulmak suretiyle öbür tarafa feshi ihbar edebilir.
Görüldüğü gibi sözleşmenin feshi için dönen taraf bakımından kira sözleşmesine başlama ya da devamın dayanılmaz hale gelmesi gerekmektedir. Burada dikkat edilecek hussus sözleşmenin kgurulmasında var olan kişisel ve nesneye ilişkin maddi nitelikteki önemli koşulların hükümsüz hale gelip gelmediğidir. Bundan, bir sözleşme tarafının yalnız sözleşme kurulması esasında önceden görülemeyen ve meydana gelmesinde kusurlu olmadığı durum ve koşullara dayanabileceği anlaşılır.
Somut olayda davacı süreli olarak kurduğu kira sözleşmesinin bitmesine 2 yıl kala üçüncü kişi ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davaya konu taşınmazın kendisine boş olarak teslim edilmesi gerektiğini ve bu nedenle kira sözleşmesini feshetmek istediğini bildirmiş yasal olarak BK. 264. maddesine dayanmıştır. Böyle bir iddia önemli nedenlerle kira sözleşmesinden dönmeye neden olamaz. Zira, böyle bir olasılık baştan itibaren hesaba katılması gerekirdi.
O halde; açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla; yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.3.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy