(4721 S. K. m. 683)
Dava dilekçesinde 197.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde 1.8.1997 tarihinden 13.7.1998 tahliye tarihine kadar müşterek mülkiyete konu taşınmazı haksız işgal eden boşandığı eşi davalıdan 197.000.000 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı müşterek mülkiyete konu taşınmazda 1/2 oranında davacı ile birlikte paydaş olduğunu müşterek evde daha önce karı-koca olarak yaşadıklarını boşandıktan sonra ise müşterek çocukları ile birlikte oturduklarını, davacının da çocukların bakımına katkıda bulunması gerektiğini, ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Dava konusu taşınmaz ortaklığın giderilmesi yoluyla satılmıştır. Mahkemece ihale tarihi olan 25.5.1998 tarihine kadar müşterek mülkiyete konu taşınmazın davacı tarafından kullanımına davalı tarafça engel olunmadığından intifadan men koşulunun oluşmadığı nedeniyle ecrimisil istenemeyeceği ancak ihale tarihi (25.5.1998) ile tahliye tarihi arasında bilirkişi tarafından tespit edilen 45.000.000 TL ecrimisilin Borçlar Kanununun 43. maddesine göre çocukların bakımına iştirak karşılığı olarak her bir çocuk için 10.000.000 lira indirilerek sonuç olarak 25.000.000 lira ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı tarafından söke 1. noterliğinin 5.8.1997 tarihli ihtarname keşide edilerek müşterek mülkiyete konu taşınmazda oturan davalının taşınmazı derhal boşaltması, aksi halde ecrimisil talep edileceği hususu davalıya 11.8.1997 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 11.8.1997 tarihinde intifadan men iradesini davalıya bildirdiği kabul edilmelidir.
O halde mahkemece bilirkişi marifetiyle ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 11.8.1997 tarihinden 13.7.1998 tahliye tarihine kadar talep edilebilecek ecrimisil miktarını hesap ettirerek tahakkuk dönemi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekir iken, yerinde olmayan gerekçelerle ihale tarihi ile tahliye tarihi arası tespit edilen ecrimisile hükmetmesi doğru görülmemiştir. Yine BK. 43. maddesine göre çocukların infak ve iaşesine davacının da katılması gerektiğinden bahisle indirim yapılması da mümkün değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 10.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy