(2576 S. K. m. 6) (2464 S. K. m. 87, 89, 98)
Dava: Dava dilekçesinde 137.357.616 lira alacağın reeskont faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; müteahhit olan müvekkilinin Sincan bölgesinde inşaat yaptığını ve bu inşaat nedeni ile davalıya kanal katılım ücreti ödediğini, ancak 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 89. maddesinin A fıkrasının 3. bendi gereğince "harcamalara katılma payları, bina ve arsalarda vergi değerinin % 2'sini geçemez" hükmüne rağmen, davalının müvekkilinden 137.357.616 lira fazla para tahsil ettiğini ileri sürerek bu miktar alacağın reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2464 Sayılı Yasa gereğince harcamalara katılım payları nedeniyle açılacak davaların idari yargıda görülmesi gerekeceğinden, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 137.357.616 lira alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş ve hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 87. maddesinde katılma payı açıklanmış, 89. maddesinde de katılma payının hesaplanması yapılmıştır. Bu maddeye göre "harcamalara katılma payları bina ve arsalarda vergi değerinin % 2'sini geçemez" hükmü yer almaktadır.
Yine aynı kanunun 98. maddesinde "bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadiler hükümleri uygulanır" denilmekte ve buna bağlı 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6. maddesinde vergi mahkemelerinin görevleri belirtilmektedir. Sözü edilen maddede;
"a ) Genel bütçeye il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzer mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b ) ( a ) bendindeki konularda 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin davaları, c ) Diğer kanunlarla verilen işleri çözümler" hükmü yer almaktadır.
Bu durumda 2464 sayılı kanunun 98. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı kanuna göre yapılması gerekir. 2576 sayılı kanunun 6. maddesine göre de bu tür ihtilafların halli için görevli mahkemenin Vergi Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, mahkemece ( açıklanan nedenlerle ) görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.9.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy