(3678 S. K. m. 83)
Dava dilekçesinde nişanın bozulması sebebiyle verilen hediyelerin aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin bilirkişice tespit olunarak tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı Enbiye Kenar yönünden husumet yönü ile reddine, davalı Dilek Kenar yönünden ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, mahkemece dava konusu hediyelerin Türk Medeni Kanununun 3678 sayılı Yasa ile değişik 86. maddesine göre mutat sayılan hediyelerden olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, raporu tanzim eden ve duruşmada beyanı alınan Nedim Karaağaç'ın sıfatı belirtilmediği için bu işlerden anlayıp anlamadığı kontrol edilememiştir.
HUMK. nun 275.vd maddelerine göre, görüşüne başvurulacak kişinin o konuda özel ve teknik bilgisinin bulunması gerekir. Mahkemece, uzmanlığı bulunmayan kişinin verdiği raporu göre hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, Medeni Kanunun 86. maddesine göre, bir nişan hediyesinin mutat sayılabilmesi; bunun yöresel örf ve âdete göre verilen hediyelerden olması hususu yanında, bu gibi hediyelerin maddi değerinin de günün koşullarına göre fahiş olmayan hediyelerden bulunmasına bağlıdır ki; bu fahişlik olgusu da daha çok tarafların mali ve sosyal durumlarıyla ölçülmek gerekir. Özellikle söz konusu hediyeyi veren nişanlının mali gücünü aşarak (örneğin, büyük borç yükü altına girerek ya da mal varlığını elinden çıkarmak suretiyle alıp) verdiği hediyenin, onun yönünden mutat sayılması ve fahiş olmayacağının kabulü düşünülemez. Aksi takdirde hediye verilen nişanlının haksız zenginleşmesine yol açılmış olur.
O halde; belirtilen nedenlerle tarafların mali ve sosyal durumlarının da usulünce araştırılarak buna dair belirlemenin yöresel örf ve adet ölçüleri ile birlikte değerlendirilmek ve günün koşullarına göre fahiş olup olmadığı hususunda konusunda uzman olan bilirkişinin görüşüne başvurulmak dava konusu hediyelerin hangilerinin mutat dışı hediyeler olduğu açıklanan kriterlere göre saptanılarak buna göre hüküm kurmak gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, kural olarak giyinilmekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen eşyaların geri verilmesine karar verilemez. Bu hususunda göz önünde tutulması gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 23.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy