(743 S. K. m. 618, 679)
Dava: Dava dilekçesinde suya ve su bendine vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar Boyabat Camiikebir Mahallesi Mezbaha altında çeşitli mevkilerde tarla ve bahçe nitelikli gayrimenkulleri olduğunu ve bu arazilerin bir kısmında tamamen sulamaya dayalı çeltik ekimi yaptıklarını beyan etmiştir.
Bu arazilerin karşısında ve bitişiğinde Alibeyli, Bağlıca ve Daylı Köylerinin arazilerinin olduğunu, çay yatağına sel geldiğinde taşkından korunmak için 30 yıl önce çayın iki tarafının taş duvarla çevrildiğini ancak çayın içine yapılmış bent ve arklarla sulama yapıldığını, kadim kullanma hakkı devam ederken, çay yatağının temizlenip alçalmasından sonraki durum nedeniyle ark ve bentlerin kullanımında anlaşmazlık çıktığını, davalı Daylı Köyü Muhtarlığının kendilerini kaymakamlığa şikayet ettiklerini, daha önce mahkemece kadim kullanma haklarının tesbit edildiğini beyanla kadimen ve mahkemece de müktesep hak olarak faydalanılan bu suyun arazi sahiplerince karardaki duruma göre kullandıklarının tesbiti ile vaki muaraza ve müdahalenin önlenilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, tapuda görüldüğü gibi paftasında tapulu bir arkın mevcut olduğu ve bu tapulu arkdan davacılara ait kasaba bağları arazileri sulanmaktadır. Kasaba bağları arazileri Gazidere Çayından (Kolaz Çayı) su alamadığında Kızılyerden gelen kanal vasıtasıyla tapulu arka su alabileceği görülmektedir. Bu durumda Kasaba bağları mevkiinde bulunan arazilerin diğer köylere ait arazilerin sulama hakkına tecavüzü söz konusudur. Davacıların Gazidere suyundan daha fazla yararlanmak istemesinden kaynaklanmakta olduğu gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Dava, davacılar tarafından yapılan bende ve suya davalı köy muhtarlığının müdahalesinin meni davasıdır.
Dosya içerisine ibraz edilen Boyabat Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/32 esas1972/56 karar sayılı ilamında taraf köylerin Gazidere Çayından kadim kullanma hakları olduğu ve davacı taraf köylülerinin krokide gösterildiği üzere c noktasından su aldıkları, kadim kullanma şeklinin değiştirilemeyeceğinden bahisle red kararı verilmiştir. Nitekim davalı köy muhtarlığı da davacıların kadim kullanma haklarının olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, tanıklar duruşmada dinlenilmiş tedbir dosyasındaki bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmiştir.
Oysa ki, hükme dayanak yapılan bilirkişi inceleme raporu ve krokisinde davaya konu suyun şeklini, miktarını aydınlatacak bilgiler yetersizdir. Kararda belirtilen Kızılyerden gelen su krokide gözükmemektedir.
O halde mahkemece yapılacak iş; tanıkları mahallinde dinlemek suretiyle keşif yapmak ve davacının kadimden beri C noktasından yararlandığı miktarı bularak yine bu miktar yararlanıyor ise şimdiki gibi davanın reddine, eğer daha az kullanma var ise, bu durumun belirlemesinden ibarettir.
Davalı köyün de kadim kullanma hakkına zarar vermemek koşuluyla davacının kadim kullanma hakkını belirlemek gerekirken tanık beyanlarının soyut ifadeden ibaret kalıp, denetlenemeyen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy