(2004 S. K. m. 67) (743 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 288) (6762 S. K. m. 23)
Dava: Dava dilekçesinde 85.000.000 için yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali takibin devamı %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı dilekçesinde 7.4.1999 tarihli fatura bedeli 85.000.000 liranın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptalini, takibin devamını, %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, iddia edildiği şekilde davacıdan zirai mücadele ilaçları olmadığını ve borçlu bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalının fatura tebliğine rağmen itiraz etmediği, borçlu olmadığını veya borcu ödediğini ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TTKnun 23. maddesi hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi karşı taraf tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olmasına bağlıdır. Bunun içinde incelikle taraflar arasında bir sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Zira davalının sözleşmesel ilişkiyi inkar etmiş olması halinde öncelikle davacıya, davalı ile aralarında (alım-satım) ilişkisi olduğunu kanıtlaması için uygun bir mehil verilmesi gerekir. Çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın davalı alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir. Davacı satıcının faturada yazılı malı alıcıya davalıya teslim ettiğini ve bu tesliminde borç doğurucu bir hukuksal ilişki sonucu olduğunun ayrıca ispat etmesi gerekir.
Mahkemece, yukarıdaki hukuki ve fiili olgular dikkate alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle ve eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 15.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy