(1086 S. K. m. 1, 7) (3533 S. K. m. 1) (2709 S. K. m. 37)
Dava dilekçesinde 160.921.025 lira tazminatın faiz ve masraflarıyla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece 3533 sayılı yasa gereği mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Belediye aracının müvekkiline ait araca çarparak hasar verdiğini, 160.321.025. TL. hasar bedelinin olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tarafların sıfatına göre davanın 3533 sayılı Kanun gereğince hakem yoluyla görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Karar davacı ve davalı Belediye vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 3533 sayılı Kanuna tabi iki kamu kuruluşu arasında dava genel mahkemede açılmış ve bu kanuna tabi olmayan bir kişinin de davalı kamu kuruluşu ile birlikte davalı gösterilmiş olması halinde, bu davanın mecburi tahkime tabii tutulması yasal olarak mümkün değildir. Anayasanın 37. maddesi hükmünce hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir mercii önüne çıkarılamaz. Davalı özel kişinin daha az teminatlı olan çoğunlukla kesin olarak ya da ancak itirazı mümkün olan bir kararla karşı karşıya bırakılması, Usul Yasasının kendisine tanıdığı kanun yollarına başvurmaktan alıkonulması sonucunu doğurur. Kaldı ki, 3533 sayılı Yasa, özel kişi bakımından böyle bir görev hükmü de kabul etmemiştir.
Mahkemece, davalı kamu kuruluşu hakkındaki dava için ayırma ve görevsizlik kararı verilmesi, mecburi tahkime tabi olmayan davalı Osman Koç hakkındaki davaya bakması gerekirken, bu husus tartışmasız irdelenmeden (davalı Osman'ı da kapsayacak şekilde) 3533 sayılı Yasa gereğince ihtilafın hallinin mecburi hakeme tabi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.3.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy