(2004 S. K. m. 67, 169) (818 S. K. m. 41)
Dava: Dava dilekçesinde 192.394.080 lira için yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali takibin devamı % 40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiş. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davac tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz eisteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, davalının 22.9.1998 ve 11.11.1998 tarihinde kaçak elektrik kullandığının tutanakla belirlendiği, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğine göre hesap edilen kaçak elektrik bedeli olan 192.394.080 liranın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi istenilmiş, davalı davanın reddini savunmuş. mahkemece alınan bilirkişi raporu istikametinde hüküm kurulmuş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kurum sözleşme yapmak ve böylece karşı edim borçlanmak şartıyla kamuya hizmet sunmuş bulunmaktadır. Davalı taraf sözü edilen hizmetten sözleşme vasıtasıyla yaralanacağı yerde böyle bir sözleşme yapmaksızın (ve belki ve bunu istemeksizin) karşılıksız ve kaçak olarak elektrik enerjisinden yararlanmış bulunmaktadır. O halde taraflar arasında dürüstlük ilkesine uygun olarak (sözleşme benzeri) bir borç ilişkisinin kurulduğu kabul edilmeli ve davacı idarenin bu gibi durumlara ilişkin olarak belirlediği kurallara uygun bedelin davalı tarafından ödenmesi gerekir. Bu sonuç için sunulan edimden davalının sadece yararlanmış olması gerekli ve yeterli görülmelidir.
Öte yandan davacı idarenin sunduğu elektrik hizmetinden yararlanan kişi (davalı), nedensiz zenginleme, haksız eylem ve vekaletsiz iş görme koşullarının gerçekleştiğini ispat zorunda kalmaksızın, idarenin (yönetmelik veya tarife) hükümlerine uygun olarak istediği bedeli ödemek zorundadır. O kadar ki; borçluun (davalının), zenginleşmesinin istenilen bedelden daha az olması veya alacaklının (davacının) savunulduğu kadar fakirleşmiş bulunması istenilen bedelin miktarını etkilemeyecektir.
O halde Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği ve enerji uygulama talimatları dikkate alınarak yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek bedele hükmedilecek yerde yazılı sonuca gidilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüüm tesisi isaetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.4.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Kaçak elektrik kullanmak, haksız eylem niteliğindedir. Haksız eylemlerde verilen gerçek zararın tazmini gerekir. Zararın yönetmelikle belirtilen miktardan az olamayacağı düşüncesiyle tazminata hükmedilmesi, davacının haksız zenginleşmesine sebebiyte verecektir.
Olayımızda bilirkişi aracılığı ile kullanabilmek elektrikli cihatlar ile elektriğin 500-1000 metre ileriden alınması dikkate alınarak, zarar ve tazminat miktarı belirlendiğine göre mahkeme kararının doğru olduğu düşüncesindeyim. Bu nedenle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
YKD Temmuz 2000
Full & Egal Universal Law Academy