(1086 S. K. m. 186)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 01/01/2000 gününden başlayarak yıllık 1.200.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Davaya taşınmazın yeni maliki Emin vekili aracılığıyla müdahil olarak katılma talebinde bulunmuştur. Mahkemece Emin'in müdahale talebi davanın mahiyeti itibariyle yerinde görülmediğinden reddine, davacı Serpil'in davasının ise sıfat yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 01/09/1999 tarihli dilekçesi ile; 01/01/2000 tarihinden itibaren yıllık kira parasının 1.200.000.000- lira olarak tespitini istemiştir.
Mahkemece, Emin'in müdahale talebi davanın mahiyeti itibariyle yerinde görülmediğinden reddine, davacı Serpil'in davasının ise sıfat yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davacı, taşınmazın maliki olarak 01/09/1999 tarihinde dava açarak 01/01/2000 tarihinden itibaren yıllık kira parasının 1.200.000.000- lira olarak tespitini istemiştir. Açılan dava süresindedir. Dava devam ederken henüz tespiti istenen dönem başlamadan 24/12/1999 tarihinde taşınmaz üçüncü kişi Emin'e satılmıştır.
Emin vekili aracılığıyla 09/03/2000 tarihinde verdiği dilekçe ile yeni malik olarak davaya devam etmek istediğini belirtmiştir.
HUMK.nun 186. maddesi gereğince dava açıldıktan sonra her iki taraftan birinin müddeabihi başkasına temlik hakkı vardır. Dava konusu olayda; davacı (kiralayan) kiracıya karşı kira bedelinin tespiti davası açmış dava devam ederken (kiracıya kiralamış olduğu) gayrimenkulu üçüncü kişi Emin'e satıp devretmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre bu gibi durumlarda (müddeabih dava sırasında davacı tarafından üçüncü kişiye devredilirse), müddeabihi devralan üçüncü kişi, devreden davacının yerine geçer ve onun hak ve yetkilerini kullanır; yani davaya devam eder.
Mahkemece, yeni malik Emin'in talebine yanlış mana verilerek (tahliye davalarına özgü bir ay içerisinde ihtar çekme zorunluluğunun bu davada da arandığından bahsedilerek) davanın reddi usule aykırı olup bozma sebebidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01/05/2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy