(1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde 4.657.500.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vekili geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı vekili geldi. Gelen vekilin sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, 71 nolu parselin 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin müşterek muristen intikal etmesine rağmen davalının bu bölümlerin kira parasını tahsil ettiğini iddia ederek, 05.03.1997 tarihinden dava gününe kadar olan 18 aylık süre için ecrimisil talep etmiştir.
Davalılar dava konusu taşınmazı murisin sağlığında 01.06.1996 başlangıç tarihli noterden onaylı kira sözleşmesi ile 5 yıllığına aylık 600 Amerikan Doları ile kiraya verdiğini, davacının hissesi karşılığı kira parasının kendisine ödendiğini savunmuşlardır.
Mahkemece davacı payına isabet eden kira parasının kendisine ödendiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı, davalıların tahsil etmiş olduğu kira parasından hissesine isabet eden miktarın tahsilini istemiştir. Davalıların kira parasını tahsil ettikleri hususu çekişme konusu değildir. Uyuşmazlık, tahsil edilen kira parasının miktarına yöneliktir. Davalılar bunun ispati için 02.06.1986 başlangıç tarihli noterden onaylı olduğunu ileri sürdükleri kira sözleşmesini ibraz etmişlerdir.
Anılan sözleşmede kiraya veren muris Mustafa ...dır. Kira süresi 5 yıl olup, kira parası ilk beş yıl için aylık 600, 5 yıldan sonra için ise 5500 Amerikan Dolarıdır. Sözleşme noter onaylı olmayıp, suretin aslına uygunluğu noterce tasdik edilmiştir. Davacı taraf sözleşmenin muvazaalı olduğunu, bunun en açık kanıtının 5 yıl için aylık 600 Dolar olan kira parasının, süre sonunda 5500 Dolar olarak kararlaştırılmış olması olduğunu, ayrıca kira sözleşmesinde murise ait olduğu ileri sürülen imza konusunda da şüphelerinin bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davalılar tahsil ettikleri kira parasının, davacının hissesine isabet eden kısmından sorumludurlar. Tahsil ettikleri kira parasını kanıtlayamamaları halinde, davacının alacağının hesaplanmasında taşınmazın getirebileceği kira miktarı esas alınmalıdır.
Davalılar tahsil edilen kira parasını ispat için 09.10.1998 tarihli dilekçe ile, 02.06.1986 başlangıç tarihli muris tarafından yapıldığını ileri sürdükleri kira sözleşmesine dayanmış iseler de, davalılar vekili 30.12.1998 tarihli celsede taşınmazın kendileri tarafından kiraya verildiğini beyan etmiştir. Alınan 07.10.1999 tarihli bilirkişi raporunda da sözleşmede kararlaştırılan kira parasının düzenlendiği tarih itibariyle serbest kira parasını yansıtmadığı belirtilmiştir.
Davalı tarafın çelişkili beyanları, kira sözleşmesinde ilk beş yıl ve beş yıldan sonrası için kararlaştırılan kira parası yönünden aşırı nisbetsizliğin bulunması ayrıca bilirkişi raporunda sözleşmedeki kira parasının rayicin altında olduğu hususundaki görüşü dikkate alındığında davalıların tahsil ettiği kira parasını kanıtlayamadıklarının kabulü gerekir.
O halde taşınmazın getirebileceği gerçek kira parası dikkate alınarak davacının hissesine göre hesaplanacak alacak miktarına hükmedilmesi gerekirken mahkemece davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kabul şekline göre de, davalı Ufuk tarafından davacı adına açılan döviz hesabına davanın açılmasından sonra ödemede bulunulduğu, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu olacağı hususunun da düşünülmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 30.000.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy