(1136 S. K. m. 163, 164)
Dava: Dava dilekçesinde 60.000.000 lira için yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali takibin devamı %40 icra-inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının bir kısım hukuki işlerini takip etmesi nedeniyle toplam 45.000.000.lira vekalet ücreti ile 15.000.000 lira yol gideri olmak üzere toplam 60.000.000 lira alacağının tahsili için yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptalini, takibin devamını %40 icra-inkar tazminatının tahsilini istemiş, davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği halde duruşmalara katılmamış, mahkemece yol giderinin yapılan ücret sözleşmesi ile davalıya ait olduğunun kararlaştırıldığı gerekçesi ile davanın bu kısım yönünden kabulüne, davalı tarafından takip edilen davalarda, mahkemece hükmedilen yargılama giderinden olan vekalet ücretinin davacı avukata ait olduğu sözleşme ile düzenlenmediğinden bahisle 45.000.000 lira vekalet ücreti yönünden talebin reddine karar verilmiş olup, karar süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 13.4.1998 tarihli ücret sözleşmesinden, davacı (vekil) tarafından takip edilen Keçiborlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/84-103 sayılı izale-i şuyu dosyası için 90.000.000 lira vekalet ücreti ile yol giderlerinin davalı (müvekkiline) ait olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı, Burdur İcra Müdürlüğünün 1999/692 sayılı dosyası ile bu sözleşme ile belirlenen vekalet ücretinden ödenmeyen 10.000.000 lira ile yol gideri 15.000.000 lira ile Keçiborlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/180-183, 1998/1, değişik iş, 1998/12 değişik iş dosyaları ile hak ettiği toplam 35.000.000 lira vekalet ücretinin tahsilini istemiştir.
Avukatlık hizmetinin karşılığı olarak avukata ödenmesi gereken ücrete Avukatlık Ücreti denilmektedir. (Av. Kanunu m. 163/I) . Kural olarak bu ücret vekalet sözleşmesinin tarafları olan avukat (vekil) ve iş sahibi (müvekkil) arasında serbestçe kararlaştırılabilir. (Av. Kanunu m.163/2) . Vekil, dava müvekkili lehine sonuçlanmış olsun veya olmasın, hizmetinin karşılığı olan vekalet ücretini istemekte haklıdır.
Avukatlık Kanununun 164.maddesi uyarınca, avukatla iş sahibi arasında aksine yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti de vekile aittir. Taraflar arasındaki 13.4.1998 tarihli sözleşmede bu yönde aksine bir hüküm bulunmamaktadır. O halde davalı, biri vekalet sözleşmesinden doğan, diğeri Avukatlık Kanununun 164.maddesi uyarınca karşı tarafa yüklenen olmak üzere her iki vekalet ücretini davacıya ödemek zorundadır.
Bundan ayrı davacının 13.4.1998 tarihli ücret sözleşmesinin kapsamı dışında kalan delil tespiti-ihtiyati tedbir taleplerini içeren konularda da davalı tarafa hukuki yardımda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle mahkemece, taraflar arasındaki 13.4.1998 tarihli ücret sözleşmesinden doğan ve talep edilen 10.000.000 lira, vekalet ücreti ile izale-i suyu davasında (Keçiborlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/84-113 sayılı) karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti, bundan ayrı olarak ücret sözleşmesinin kapsamadığı, delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebine ilişkin Keçiborlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/190-183, 1998/1, 1998/12 sayılı dosyalarda yapılan hukuki yardımların karşılığında ödenmesi gereken vekalet ücretleri dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenerek tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.9.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy