(1086 S. K. m. 163)
Dava: Dava dilekçesinde içme suyu verilmesi için izin verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacıya delillerini bildirmesi için verilen kesin mehile rağmen hiçbir delil getirmediğinden bahisle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin mehilin hukuki sonuç doğurması için, yani kendisine mehil verilen kimsenin bir hakkının düşebilmesi (HUMK. md. 163) için ara kararının usulüne uygun bulunması gerekir. Başka bir deyişle mahkemenin, delillerin gösterilmesine ve bunun için kesin süre verilmesine ilişkin ara kararında, gösterilecek delillerin neler olduğunu açık bir şekilde belirtmesi gerekir. Kesin süreye ilişkin ara kararında yerine getirilmesi istenilen hususun ne olduğunu tereddüde ve tartışmaya yer vermeyecek şekilde açık ve kesin olarak belirtmek zorundadır.
Oysa mahkemece, davacıya yalnız bütün delillerini getirmesi sözcükleri kullanılmak suretiyle kesin mehil verilmiş ve ara kararının sınırları (ve kapsamı) açık ve kesin olarak belirtilmemiştir.
Davacının hangi hususu ispat etmek zorunda olduğu ve getirmesi gereken delillerin tanık, yazılı belge, keşif... niteliği belli edilmeden ve yapılması emredilen şeylerin neler olduğu somut olarak gösterilmeden, genel anlamlı bir ara kararına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy