(1086 S. K. m. 428)
Dava dilekçesinde 500.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; davaya konu taşınmazda tarafların paydaş olduklarını, davalının müşterek bu taşınmazı (ev ve bahçeyi) 1971 yılından buyana tek başına kullandığını, müvekkilinin taşınmazdaki hissesini kullanmasına davalının haksız tavırlarla engel olduğunu iddia ederek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için toplam 500.000.000 lira ecrimisilin her yıl için tahakkuk edecek miktar üzerinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; müşterek mülkiyete konu taşınmazlarda ecrimisil talebinin değerlendirilebilmesi için öncelikle intifadan menin ispatlanması gerekmektedir, bu husus da davacı tarafından ispatlanamamıştır gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ecrimisile konu edilen taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın bir takım istisnaları vardır. Örneğin; yararlanma dileğinin açıklanması koşulu ile davacının açtığı izale-i şuyu davasının dava dilekçesinin tebliğ tarihi, keza icra emrinin tebliğ tarihi, murisin mirasçılardan mal kaçırdığından söz edilerek dava konusu taşınmazların tapularının iptali için açılan tapu iptal davasına ilişkin dilekçenin tebliğ tarihi, daha önce aynı yer için açılan ve intifadan men koşulunun gerçeklemediğinden ötürü red edilen ecrimisil davasına dair davalı tarafa tebliğ edilen önceki dava dilekçesi ile taraflar arasındaki sonuçlanmış önceki tarihli el atmanın önlenmesi veya ecrimisil davaları intifadan men koşulunun oluşması için yeterli sayılmışlardır.
Olayımızda, dava konusu yerle ilgili 16.07.1996 tarihinde açılan izale-i şuyu (taksim) davasının, 09.10.1996 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve 21.01.1997 tarihinde de açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi taşınmazdan yararlanma isteği açıklanarak açılan taksim davasının dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihi ile intifadan men koşulu gerçekleşmiş olup, mahkemece yapılacak iş; söz konusu tarihten dava tarihine kadar geçen süre için ecrimisil miktarı bilirkişiye tespit ettirilerek, belirlenen miktarın hüküm altına alınmasından ibaret olmalıdır. Aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy