(2004 S. K. m. 67, 58)
Dava: Dava dilekçesinde 3070 Mark alacağa yapılan takibin iptali, alacağın tahsili ve %40 inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; davalının müvekkilinin kiracısı olduğunu, davalının 2000 yılı Ekim-Kasım-Aralık ve 2001 yılı Ocak-Şubat-Mart aylarına ait kira borcu olduğunu, bu kira borcunun tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını ve davalının takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptaline, kira alacağının %10 faizi ile birlikte tahsiline ve davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında; taşınmazı 2000 yılının 10.ayında tahliye ettiğini, ancak davacının yurtdışında olması ve taşınmazda bir kısım onarımlar yapılması gerektiğinden anahtarı 5.5.2001 tarihinde teslim ettiğini ifade etmiştir.
Mahkemece; davalıya gönderilen ödeme emrinin tamamen yabancı para üzerinden düzenlendiği, İİK.'nun 58.maddesi gereğince, takip talebinde alacağın ve istenilen teminatın Türk parası ile tutarının gösterilmesi gerektiği, bunun takip talebinde bulunması gereken şartlardan olduğu, bu hali ile davalı aleyhine girişilmiş usulüne uygun bir takip bulunmadığı gerekçesi ile itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı davada, hem itirazın iptalini hem de takip konusu yapılan alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargıtay'ın Yerleşik İçtihatlarına göre; aynı davada hem takibe yapılan itirazın iptali hem de alacağın tahsilinin birlikte istenmesi mümkün değildir.
Ancak, İcra İflas Kanunu'nun 58/2-3 maddesindeki şartları taşımadığı için ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığından mahkemenin itirazın iptali davasının reddine ilişkin kararı yerinde olup, davacı dava dilekçesinde, aynı zamanda takip konusu alacağın tahsilini de istediğine göre, bu talep hakkında yapılacak yargılamanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy