(1086 S. K. m. 230)
Dava: Dava dilekçesinde 132.240.000 lira için yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali takibin devamı ile %40 icra inkâr tazminatı faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, davalının tarlasındaki buğdayları 1999 yılı hasat zamanı biçerdöğeri ile biçmesi nedeniyle 114.240.000 lira ile 1998 senesinden kalan 18.000.000 lira biçme ücretinin ödenmemesi nedeniyle tahsili amacıyla Bandırma 2. İcra Müdürlüğü'nün 2000/387 sayılı dosyası ile yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali, takibin devamı ile % 40 icra inkâr tazminatının tahsili istenilmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, davalıya çıkartılan isticvap davetiyesinin usulüne uygun tebliğine rağmen belirtilen günde gelmediği ve ihtarat nedeniyle davalının ikrar etmiş sayılacağı gerekçesi ile davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davalı, davaya cevap vermediği gibi duruşmaya da katılmamıştır. Bu durmda davayı tümüyle inkâr etmiştir. Davacı, miktar ve dayandığı hukuki muamelenin niteliğine göre iddiasını yasal delillerle ispat etmek zorundadır. HUMK'nun 230 ve müteakip maddelerinde düzenlenen isticvap, bir davada o dava ile ilgili belli vakıaların açıklığa kavuşturulması, varlığı ve yokluğu konusunda aleyhine olan tarafın ikrarının sağlanması amacıyla hakimin kendiliğinden veya taraflardan birinin isteminin kabulü ile başvurabileceği usuli bir işlemdir. Başlı başına bir ispat vasıtası değildir. Davacının iddiası bir hukuki muamele olup isticvap yoluyla kanıtlanması mümkün değildir.
Mahkemece yapılacak iş; davacı delilleri toplanıp, değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmekten ibarettir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 19.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy