(743 S. K. m. 682)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davacı Vek. geldi. Aleyhine temyiz olunan Davalı Hamdi ... geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Davada, 10.9.1999 tarihli karar ile davacı köye tahsis edilen suya davalının müdahale ettiği iddia edilerek, vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiş, davalı tahsis kararının yerinde olmadığını savunmuş, mahkemece niza konusu suya ilişkin tahsis kararı ortadan kaldırılmadıkça bu davaya bakılamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Dava konusu suyun içme suyu Memba Tahsis ve Tevzii Komisyonunun 10.9.1999 tarih ve 1999/143 sayılı kararı ile davacı köye içme suyu olarak tahsis edildiği, davalı köyün ise bu tahsis kararına rağmen davacı köyün bu suyu götürmesine engel olduğu anlaşılmaktadır.
Açılan bu davada tahsis kararına uygun olarak suyun kullanılmak istenmesinin davalı tarafça engellendiği iddia edilerek bu müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Tahsis kararı ortadan kaldırılmadığı sürece, bu karara uygun olarak suyun kullanımını engellemeye yönelik her türlü müdahalenin önlenmesine karar verilmelidir. Davada tahsis kararında öngörülen kullanma şeklini aksi yönde bir kullanım talep edilmemekte, aksine o kararda gösterilen şekilde kullanıma engel olunduğu iddia edilerek bu şekildeki müdahalenin önlenmesi istenilmektedir.
O halde mahkemece, tahsis kararına uygun olarak suyu kullanmak isteyen davacı tarafın bu kullanımına engel olan davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmelidir.
Kabul şekline göre de, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin ayrı ayrı beyanlarının alınması gerekirken, her üçünün de birlikte dinlenmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 65.000.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy