(4077 S. K. m. 4, Geç. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde 245.000.000 lira itirazın iptali faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının davalı şirketten satın aldığı derin dondurucunun kendisine gösterilenden fazla ayıplı olduğunu bildirerek, satış bedelinin iadesi için yaptığı takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı savunmasında davacının derin dondurucuyu bilerek, görerek satın aldığını, ayıpların gizli olmadığını belirtip, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının ayıplı (defolu) olduğunu bilerek piyasa değeri 283.514.000 lira olan derin dondurucuyu, bu değerin altında 250.000.000 liraya satın aldığı ve Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesine göre değiştirilmesini veya parasının geri iadesini isteyemeyeceği, kanunun lehe hükümlerinden faydalanamayacağı bildirilerek dava reddedilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun Tüketici Mahkemeleri başlıklı 23. maddesine göre Bu kanunun uygulanması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılır. Tüketici Mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Tüketici Mahkemesi nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Tüketici Mahkemelerinde görülecek davalar HUMK. nun yedinci babı, dördüncü faslı hükümlerine göre yürütülür hükmüne amirdir.
Yukarıda sözü edilen yasanın geçici 1. maddesi hükmüne göre Tüketici Mahkemeleri kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara bakacak mahkemeleri Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler. Bu sonuç dairesinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 22.6.1995 gün ve 437 sayılı kararı uyarınca, Tüketici Mahkemeleri kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara; Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde Ticaret Mahkemelerinin, Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise üç veya daha fazla Asliye Hukuk Mahkemesi varsa üç numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinin, Asliye Hukuk mahkemesi üçten az ise bir numaralı Asliye Hukuk Mahkemesince (kıymete bakılmaksızın) bakılması gerekir.
Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4/1. maddesinde ayıplı mal ve hizmetin tanımı, 4/2. maddesinde ayıplı mal ve hizmetten dolayı satıcı ve diğerlerinin sorumluluğu düzenlenmiştir. Kanunun 4/6. maddesindeki Ayıplı olduğu bilinerek satın alınan mal hizmetler hakkında yukarıdaki hükümler uygulanmaz şeklinde düzenleme, ayıplı mal ve hizmetler için kanunun 4. maddesi hükmünün uygulanmayacağına ilişkin olup, Tüketiciyi Koruma Kanununun lehe hükümlerinin uygulanmayacağı şeklinde yorumlanamaz.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği cihetle, mahkemece öncelikle görev konusunun dikkate alınması gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 20.3.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy