(743 S. K. m. 6)
Dava: Dava dilekçesinde 150.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile müvekkilinin, davalıya hayvan yemi sattığını, 150.000.000 lira borcu ödemeyen davalı hakkında yapılan icra takibine davalının itiraz etmesi nedeni ile alacağın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, aldığı yemlerle ilgili borcun bir kısmını peşin verdiğini, kalan borcunun ise 75.000.000 lira olup, bu miktarın 50.000.000 lirasını davacının ortağı gibi çalışan Nurettin'e elden verdiğini, 25.000.000 lirasını da davacıya bizzat elden ödediğini, ödediğine dair bir belge olmadığını savunmuştur.
Mahkemece; Dosyadaki mevcut defter suretlerinin incelenmesinden davacı ile davalı arasında muhtelif zamanlarda yem satışı olduğu, 50.000.000 lira ve 25.000.000 lira borcun farklı tarihlerde davacıya ödendiği, ödemeye dair davalının herhangi bir belge olmadığı, 50.000.000 liralık ödemenin davacı tanığı Nurettin tarafından da doğrulandığı, ancak bu meblağ ödemeden sonra davalının tekrardan 49 ve 5 torba yemi aldığı ve ödeme kaydı bulunmadığı anlaşılmaktadır gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmektedir.
Hükme esas alınan davacının dava dilekçesine ekli veresiye defter fotokopisinde; Abdullah isminin altında, 1995-1996 krediye kadar 66 torba yem alınmış, ifadesi bulunmakta, bu ifadeden sonra ise kuzu yemi 17x1500=25.500.000, teslim 25.000.000, kalan 500.000 ifadeleri mevcut olup, sonra 49 ve 5 ifadelerinin yazılmış olduğu, en alt kısımda ise 1.6.1998 teslim 50.000.000 ifadesinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Medeni Kanunun 6.maddesi Kanun hilafını emretmedikçe taraflardan her biri müddeasını ispata mecburdur hükmünü içermektedir.
Maddeye göre, kural olarak iddia eden, iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Davada davacı, alacak bedeli olan 150.000.000 lira karşılığında kaç torba yem sattığını ve sattığı bu yemleri davalıya teslim edip etmediğini öncelikle ispat etmek zorundadır. Veresiye defter fotokopisindeki bilgilerden davalının önce 66 (17+49)torba yem aldığı, sonradan ilave olarak 5 torba daha yem aldığı, bir torba yemin bedelinin de 1.500.000 lira olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacının belgeye dayalı sattığı yem bedeli toplam alacağının 106.500.000 lira olduğu sonucuna varılmaktadır. Oysa dava dilekçesinde 150.000.000 lira alacağın tahsili istenilmektedir.
Mahkemece; davacıya iddiasını ispat imkanı tanınarak öncelikle alacak miktarını karşılayacak yemin satılıp satılmadığı açıklığa kavuşturulmalı, bundan sonra davalının (davacı tarafça kabul edilen)ödemeleri gözetilerek dosya kapsamı çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy