(1086 S. K. m. 428) (743 S. K. m. 679)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde, davacı köyün öteden beri kullanmakta olduğu suya davalının müdahale ettiği iddia edilerek, bu müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davacının öncelik hakkının varlığından ve yapılmış bir müdahalenin bulunmadığından söz edilerek dava reddedilmiştir.
Dava konusu suyun genel sulardan olduğu davacı köyün tarımda, davalının da balık üretim çiftliğinde kullandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece de kabul edildiği gibi, genel sulardan öncelik hakkı ihlal edilmemek koşuluyla herkesin faydalı ihtiyacı kadar yararlanma hakkı bulunmaktadır.
Kararın gerekçesinde davalının bu suyu eskiden değirmende, şimdi ise alabalık üretiminde kullandığı, suyun her iki kullanım şekli yönünden farklılık bulunmadığı, 1970 yılında yapılan bir incelemede değirmene giden arkın 500 lt/sn olduğu şimdi ise tesislere giden suyun 280 lt/sn olduğu kabul edilmiştir.
Mahkemece davalı değirmeninde öteden beri kullanılan suyun miktarı araştırılmamıştır. Bu konuda Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/60- 95 sayılı dava dosyasında fotokopisi bulunan 13.9.1968 tarihli Kadir...ün tanzim etmiş olduğu belgede değirmene giden kanalın 250 lt/sn kapasiteli olduğu ve bu suyun 5 değirmeni çalıştıracak kapasite de olduğu belirtilmiştir.
Ayrıca davalının alabalık üretim çiftliği için gerekli olan su ihtiyacı tesbit edilmemiş, 19.12.1994 tarihli yetiştiricilik belgesinde, kullanılan su miktarı 500 lt/sn olarak gösterilmiştir.
15.9.2000 günlü bilirkişi kurulu raporunda davacı tarafın taşınmazlarına beton kanalla giden 83 lt/sn suyun bu taşınmazlara yetmediği, 17 lt/sn suyun daha bu kanala akıtılması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece davalının öteden beri kullandığı ve öncelik hakkı bulunan su miktarı yukarıda sözü edilen 13.9.1968 tarihli belge de göz önünde bulundurularak tespit edilmeli, bu miktardan fazla kullanmakta olduğu sudan, davacı köyün beton arkına giden suyun miktarı saniyede 100 litreye tamamlanmalıdır.
Eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy