(818 S. K. m. 249) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde kira bedelinin hakkaniyete uygun bir miktara indirilmesi olmadığı takdirde akdin feshi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde müvekkilinin İstanbul Sarıyer'de... piknik büfesi ve iki adet WC'yi davalıdan ihale yolu ile 14.04.2000 tarihli sözleşme ile kiralandığını, ancak davalının bu kiralamadan kısa bir süre sonra ihale şartlarına aykırı olarak kiralanan büfenin önünde bulunan piknik sahasını rotasyona aldığını, bu durumun da müşteri sayısını azalttığını, idarenin bu tutumu nedeni ile sözleşme şartlarının katlanılamaz hale geldiğini ve kira bedellerinin ödenmesinin imkansızlaştığını beyan ederek kira bedelinin hakkaniyete uygun bir miktara indirilmesine, olmadığı takdirde akdin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 12.000.000.000 lira olan kira bedelini 9.600.000.000 liraya indirilmesine karar verilmiştir.
B.K.nun 249/2 maddesi uyarınca kiralanan, akitten maksut olan kullanmayı mümkün olamayacak yahut intifa ehemmiyetli surette azalacak bir halde teslim olunursa, kiracı akde feshe yahut ücretten münasip bir miktarın tenzilini istemeğe salâhiyettardır. Davacının davadaki bu talebi BK.nun 249/2 maddesi uyarınca kira parasının tenzili olup, dava bu niteliği itibariyle kira sözleşmesine dayanan kira tespit davası olarak nitelendirilemez. Talep konusu, kira sözleşmesindeki kira parası ile ilgili koşulun değiştirilmesidir.
H.U.M.K. nun 8. maddesi gereğince, kural olarak miktar veya değeri 400.000.000 lirayı geçmeyen davalar için Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Miktar veya değeri 400.000.000 liradan fazla olan davalar ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girer.
O halde mahkemece, kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira bedeli 12.000.000.000 lira olup davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılacağı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy