(1086 S. K. m. 74)
Dava: Dava dilekçesinde 171.600.000 lira alacağın reeskont faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 73.044.400-TL. alacağın yasal faizi ile birlikte tahsili, fazlaya ilişkin talebin reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı kiracı; 20.11.1998 tarihli kira sözleşmesi ile davalı kiralayana ait meskeni kiraladığını, bilahare 17 Ağustos 1999 tarihinde vukubulan deprem yüzünden evin hasar görmesi nedeniyle kiralananı boşaltmak zorunda kaldığını ileri sürerek 600 DM dava tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığı olan 171.600.000 liranın reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, davalı kiralayan dava konusu depozitonun ödenmeyen kira bedeli ile elektrik borcuna karşılık sayıldığını savunmuş, mahkemece ödenmediği sabit olan 35.000.000 lira elektrik parası indirilerek kira sözleşmesinin kurulduğu tarihteki kur esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılar ile kararın dayandığı gerekçeler ve tarafların tacir olmayıp uyuşmazlık konusu olayın da ticari iş sayılmamasına ve de kiralayanın kira alacağını elde etmek için yasal yollara başvurabileceğine (kaldı ki bu yönde icrai takip ile bu yöne tevessül edildiği anlaşılmaktadır.) göre davalının tüm, davacının da aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dosya arasında bulunan 20.11.1998 tarihli kira sözleşmesine göre aylık kiranın 35.000.000 lira olup, kira parasının banka hesabına yatırılacağı, sözleşme süresinin bir yıl olduğu ve özel şartlar 1. maddesine göre de kiracıdan 600 mark depozito olarak alınıp kiracı evi tahliye ederken herhangi bir hasar tesbit edilmezse bu miktar mark olarak geri verilecektir. hükmünü içerdiği anlaşılmaktadır.
Kiracı (davacı), muhtemel hasarlara karşı önceden bir güvence parası vermiştir. Kiralayan (davalı), tazminat alacağını (hasar tazminatını) bu paradan mahsup edebilir.
O halde kiracının muhtemel hasarlara karşı bir güvence parası vermesi halinde bunu(doğması muhtemel bir borcun ifası uğruna verilen teminat) olarak nitelendirip kiralayanın tazminat alacağını bu paradan muaccel olduğu tarih itibariyle mahsup edebileceğini kabul etmek gerekir. Şu var ki davacı mahsup işlemini dava tarihi itibariyle yaptığına göre istemle bağlı kalınmak gerektiği hususu gözden uzak tutulmamalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; sözü edilen depozitonun dava tarihinde ulaştığı TL. karşılığı bulunup bundan 35.000.000-TL. düşüldükten sonra bulunacak miktara yasal faiz yürütülmek suretiyle hükmetmekten ibaret olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy