(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 288, 344) (818 S. K. m. 104) (6762 S. K. m. 82)
Dava: Dava dilekçesinde 141.000.000 TL. için yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı dilekçesinde, davalının satın aldığı yığma ve kiremit bedeli 141.000.000 liranın ödenmemesi sebebiyle icra takibine geçildiğini, davalının takibe haksız itirazı sebebiyle takibin durduğunu, itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, iddia edildiği biçimde davacıdan mal almadığını ve borçlu bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre davalının faturaya konu malları aldığı ve bedelini ödemediği gerekçesi ile davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, faturalı-faturasız hiçbir mal almadığını savunarak, akdi ilişkiyi inkar etmiş bulunmaktadır. Bu itibarla davacının öncelikle akdi ilişkiyi yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir (HUMK. md.288).
Öte yandan TTK. 82. maddesine göre ticari defterlerin delil teşkil etmesi ancak her iki tarafın da tacir olması durumunda mümkün olabileceği gözardı edilerek yetersiz bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılması ve henüz akdi ilişki ispat edilmeden tanık beyanı ile davanın kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı alacaklı vekili, takip talebinde asıl alacağın işlemiş faizi ile tahsilini istemiş olup BK. 104/son maddesine aykırı biçimde takibin devamına denilmek suretiyle gecikme faizine faiz yürütülmesi de doğru değildir.
Davacı vekili başka delili olmadığını bildirmiş ise de dava dilekçesinde her çeşit delil demek suretiyle HUMK. 344 ve devamı maddelerinde düzenlenen yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır.
O durumda mahkemece, davacıya akdi ilişkiyi isbat için yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken itibar edilmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine 09.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy