(1086 S. K. m. 10) (818 S. K. m. 73) (2004 S. K. m. 4, 67) (2709 S. K. m. 141/son)
Dava: Dava dilekçesinde 248.000.000 lira alacak nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptali, %40 tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece yetkisizlik kararı verilip dosyanın talep halinde yetkili Şavşat Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde davalıya gıda maddeleri satıldığını, mal bedellerinin ödenmemesi nedeniyle yapılan takibe davalının haksız itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şavşat ilçesinde ikamet ettiğini,borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiğini, mahkemenin de yetkisiz olduğunu beyanla davanın yetki yönünden ve esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının ikametgahının Şavşat olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, hem yetkiye hem de borca itiraz edilmesi karşısında genel mahkemede itirazın iptali davasını açmak yolunu seçmiştir. Bu davada da iddiasını alacağın satış sözleşmesinden doğan para alacağı olması nedeniyle HUMK.nun 10 ve BK. nün 73. maddesi gereğince davacının ikametgahının bulunduğu Ardahan İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olduğu noktasına dayandırmıştır.
Davalı borçlu ise ortada bir sözleşme ve bundan doğan para alacağı olmadığını genel hükümlere göre borçlunun ikametgahı olan Şavşat İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle hem Ardahan İcra Müdürlüğünün hem de Mahkemenin yetkisiz olduğunu savunmuş, böylece İcra Dairesinin yanında mahkemenin yetkisine de itiraz etmiştir.
İtirazın iptali davası her ne kadar genel hükümler çerçevesinde yargılamaya tabi ise de davanın temelini icra takibinin oluşturduğunda ve davanın icra takibi ile ayrılmaz bir bütün teşkil ettiğinde kuşku bulunmamaktadır. Mahkemenin İcra Tetkik Mercii yerine geçerek icra dairesinin yetkisi konusunda bir karar verebileceğinin ve borca itirazı inceleme konusunda kendisinin yetkili olup olmadığını ancak bundan sonra karara bağlayabileceğinin kabulü, davaların en az giderle ve mümkün olan suretle sonuçlandırılması kuralına uygun düşmektedir. Aksinin kabulü halinde mahkeme icra İflas Yasasının 4. maddesinin emredici hükmüne aykırı olarak yargı çevresinde olmayan icra dairesi ile ilgili bir karar vermiş olur ki, bu yön kabul edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.3.2001 tarih, 2001/19-267 Esas 2001/311 Karar sayılı kararı gereğince mahkemece yapılacak iş; Tetkik Mercii yerine geçerek öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik borçlu itirazını incelemek, kabulü halinde kaza çevresinin yetkisizliği saptanmış olacağından esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin icra dairesinin yetkisiz olduğuna karar vermek, yetki itirazının kabul edilmemesi halinde ise esasa girişerek toplanacak delillerle uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek olmalıdır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 9.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy