(1086 S. K. m. 288, 290)
Dava: Dava dilekçesinde 328.400.000 lira asıl alacak için takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkiline, kira bedellerine karşılık olmak üzere davalı kiracı tarafından verilen üç adat bononun tahsili için yapılan icra takibine, davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında; söz konusu senetlerin yıllık kira alacaklarına karşılık teminat olarak verildiğini, müvekkilinin kira ilişkisinden doğan borçlarını ödediğini, ödemelerinin bir kısmını elden, son kalan 100.000.000 liralık kısmını da ibraz olunan ödenti belgesi ile yaptığını savunmuştur.
Mahkemece; bonoların incelenmesinde söz konusu bonoların teminat bonosu olmadığı, davalı tarafın ödemelere ilişkin somut bir belge de ortaya koyamadığı gerekçesi ile davanın üç bono yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Oysa davalı vekili cevap dilekçesinin deliller kısmında "sunulabilecek her türlü delil" diyerek yemin deliline de dayanmıştır.
Kira alacağı davalarında, borcun (kira parasının) ödendiğine ilişkin ispat yükü davalı kiracıya aittir. Davalı ödeme savunmasını borcun miktarına göre yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Ancak, kesin delil ile ispatı zorunlu olan bir vakıa (HUMK. m. 288 ve 290) kesin delillerle ispat edilemezse, ispat yükü kendisine düşen taraf, takdiri delil (örneğin tanık) gösteremezse de karşı tarafa yemin teklif etme hakkına sahiptir.
Mahkemece davalıya, davalının (elden ve ödenti belgesiyle ödediğini iddia ettiği kira paralarını davacının alıp almadığı hususunda) yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy