(818 S. K. m. 262, 264, 285, 286)
Dava: Dava dilekçesinde kira akdinin feshi faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dilekçesinde davalı firma ile apartmanlarına cep telefonu radyo baz istasyonu kurulması için 28.10.1999 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, fakat basında cep telefonu baz istasyonların çevreye ve sağlığa zararlı etkileri nedeniyle şehir dışına kurulmalarına ilişkin yayınların kiracılar arasında panik yarattığını, binanın tamamen tahliye edilmesi tehlikesi doğduğunu, davalı firmaya başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını bildirerek kira sözleşmesinin feshi ile GSM baz istasyonunun tahliye ve kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili cevabında; "Mobil Telekominikasyon şebekelerine ait baz istasyonlarının kuruluş yeri, ölçümleri ve denetlenmesi hakkında yönetmelik" 4.8.2000 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup 21. maddesinde "sistemin işletilmesi ile ilgili şikayetler,... görevli Bakanlığa yapılır," hükmüne göre kamu hizmeti niteliğindeki bu faaliyetlerden dolayı yetkili muhatabın Ulaştırma Bakanlığı olması gerekir. Kaldı ki; tüm dünyada ve ülkemizdeki kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalar sonucunda baz istasyonlarının insan sağlığına zararlı etkileri konusunda kanıtlanmış bilimsel verilere rastlanmamış ve bu konuda yürürlüğe giren yönetmelik hükümleri gereğince ölçümleme de yapılmadığından dolayı açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporuna göre elektromagnetik tesis alanların dünyaca belirlenen limitlerin altında olduğunun bildirildiği, ancak mesken mahalde kurulan cep telefonu baz istasyonların yaydıkları elektromagnetik dalgalar nedeniyle insan sağlığı ve çevre üzerinde olumsuz etki yaptıklarının bilim adamlarınca yapılan incelemelerle sabit olmasına göre sözleşme yapılırken bilinmeyen bu durumun sonradan ortaya çıkması halinin kira sözleşmesinin bozulması için mücbir sebebin var olduğunun kabulüne yeteceği gerekçesiyle ( ve bu haklı nedenle ) kira sözleşmesinin feshi ile kiralananın tahliyesi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUKUKSAL DAYANAKLAR :
Önemli nedenlerden dolayı kira sözleşmesinin sona erdirilebilmesi için; belli bir süre için kurulmuş bir adi kira veya birden çok yıl için yapılmış bir hasılat kirası olmalı, adi kira sözleşmesi ise taşınmaz kirasına ilişkin bulunmalı ve de kira ilişkisinin devamını çekilmez hale getiren önemli nedenler ortaya çıkmalıdır.
Önemli nedenler, sözleşmenin kurulması anında tarafların sözleşmeye temel olarak kabul ettikleri kişisel veya maddi şartlarla ilgili nedenlerdir. Bunlar, sözleşmenin devamı esnasında ortaya çıkabileceği gibi daha başlangıcında da kendisini gösterebilir. Öte yandan önemli nedenler, bunları ileri süren bakımından, sözleşmeye devamın çekilmez hale geldiği iyiniyet kurallarına göre kabul edilebilecek nedenler olmalıdır. Hakim, önemli nedeni kendiliğinden göz önüne alamaz; o halde önemli nedenin varlığı ve ne olduğu sözleşmeyi feshetmek isteyen tarafça belirtilmelidir.
Önemli neden ortaya çıkınca BK. mad.262 veya 285'teki feshi bildirme sürelerine uyularak fesih beyanında bulunulmalıdır; feshi bildirmenin bu maddelerdeki dönemlerin sonuna rastlatılması gereği yoktur. Böylece döşenmiş olmayan taşınmaz kiralarında üç ay, döşenmiş olanlarda on beş gün, hasılat kirasında altı ay sonrası için her vakit önemli nedenlere dayanan feshi bildirmede bulunulabilir.
Feshi bildiren, BK.mad.264 veya mad.286'da öngörülen tam tazminatı ödemeyi de teklif etmiş olmalıdır; aksi takdirde bu feshi bildirme yapılmamış sayılır.
Mahkemece yukarıdaki fiili ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde eksik araştırma ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 17.4.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy