(818 S. K. m. 161) (6570 S. K. m. 9)
Dava: Dava dilekçesinde 351.800.000 lira için takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı (Türkiye ...... Vakfı Gen. Müd.) vekili dilekçesi ile vakıflarında çalışması nedeni ile vakfa ait taşınmazın 1.10.1993 tarihinde imzalanan sözleşme ile lojman olarak davalıya kiraya verildiğini, davalı kiralananda oturmakta iken 1.1.1998 tarihinde sözleşmenin yenilendiğini ve sözleşmenin hususi şartlar 9.maddesi ile Vakıftaki görevi son bulduğu takdirde iki ay içinde konutu tahliye etmeyi tahliye etmemesi halinde de ödemekte olduğu kiranın 20 katını ödemeyi açıkça kabul ve taahhüt ettiğini, davalının iş akdinin feshedilmesi nedeni ile 30.9.1999 tarihinde görevinin sona erdiğini, ancak konutu tahliye etmediği gibi sözleşme gereği ödemesi gereken Aralık 1999 kirasını da ödemediğini bu nedenle yapılan icra takibi sonucu tahliye edildiğini, Ankara 6.İcra Dairesi Müdürlüğünün 2000/2081 sayılı dosyasında 2000 yılı Mayıs ayı kirasının tahsili için yapılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, borçlu (davalının) itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, sözleşmedeki şartın tek taraflı olarak düzenlendiğini ve belirli bir tarihte kayıtsız ve şartsız tahliye taahhüdünü içermediğinden tahliye taahhütnamesi niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 6570 sayılı Kanunun 9.maddesi gereğince sözleşmelerde kiracı aleyhine değişiklik yapılamayacağı öngörüldüğünden geçersiz olan bu sözleşmeye dayanılarak yapılan takipte dayanaktan yoksundur gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmektedir.
Taraflar arasında yapılan (yenilenen) 1.01.1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin hususi şartlar kısmının 9.maddesinde... görevi son bulduğu takdirde iki ay içinde konutu tahliye edecektir. Konutun tahliye edilmemesi halinde, bu sürelerin bitiminden itibaren ödemekte olduğu aylık konut kirasının 20 (yirmi) katı kira ödemeyi kabul ve taahhüt eder hükmü bulunmaktadır. Sorun sözleşmedeki bu hükmün ne anlam ifade ettiği noktasındadır.
Davalı (kiracı), kira ilişkisi devam ederken (yenilenen kira sözleşmesinde) tahliye taahhüdünde bulunmuş ve tahliyesini taahhüt ettiği (sözleşme süresinin sona erdiği) tarihte kiralananı boşaltmadığı takdirde kiranın ödemekte olduğu aylık konut kirasının 20 (yirmi) katı olarak ödeneceğini de kabul etmiştir. Tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları bu hüküm geçerlidir. Başka bir anlatımla kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra (yenilenen sözleşmede) düzenlenmiş tahliye taahhüdü geçerlidir. Taahhütle birlikte kabul edilen cezai şart da geçerlidir. Cezai şart, sonradan taraflar arasında düzenlenmiş bulunan tahliye taahhüdünün bir müeyyidesi niteliğindedir. O halde mahkemece BK.nun 161/son madde hükmü de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.5.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy