(6570 S. K. geçici m. 7, m. 9, 11) (818 S. K. m. 19/2)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 19.3.2000 gününden başlayarak aylık, 42.500.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, tahliye taahhüdü endişesi ile yeni dönemde aylık kira parasının 150.000.000 lira olarak ödendiği, oysa 4531 sayılı yasa uyarınca yeni dönem kira parasının 42.500.000 lira olması gerektiği ileri sürülerek kira parasının indirilerek tespiti istenilmiş, mahkemece, aylık kira parasının 150.000.000 lira olarak ödeneceğine ilişkin irade beyanının 4531 sayılı yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile sınırlı endeks uygulamasına göre istemin kısmen kabulü yönünde karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında 19.3.1997 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi yapılmış, 6570 sayılı yasanın 11. maddesi uyarınca sözleşme süresi sonunda yenilenen dönem için davacı kiracı, 8.3.2000 tarihli belge ile: "19.3.1997 tarihli kira sözleşmesine göre 2 tic. yol girişi no. 13 adresinde kiracısı bulunduğum işyerinin 19.3.2000 tarihinden itibaren aylık kirasını, kira kanununun öngördüğü %25'lik artış oranındaki hakkımdan feragat ederek kendi rızam ile net 150.000.000.- lira, 19.3.2001 tarihinden itibaren ise %10 arttırmak suretiyle net 165.000.000 lira olarak ödemeyi kabul ediyorum" şeklinde yazılı irade beyanında bulunmuş ve Mart-Nisan 2000 dönemleri kira parasını aylık 150.000.000 lira olarak ödemiş, 5.4.2000 tarihli dava dilekçesi ile de aylık 150.000.000 lira olan kira parasının tenkisen 42.500.000 lira olarak tespitini istemiştir.
4531 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde "...Sözleşmelerde kararlaştırılan kira paraları 2000 yılında yıllık %25, 2001 yılında ise %10 oranında arttırılabilir... Kira parasının artış sınırlarının aşılması amacıyla yeniden kira sözleşmesi yapılamaz. Kira tespit davalarında da yukarıdaki sınırlamalara uyulur" hükmü yer almakta olup, bu yasa emredici nitelikte bir hukuk normudur.
Borçlar Kanunu, borç doğuran sözleşmelerin içeriklerini belirleme konusunda "sözleşme serbestisi" ilkesini kabul etmiştir. Nitekim BK. 19/I madde, sözleşme konusunun yasanın sınırı dairesinde özgürce belirlenebileceğini ifade etmektedir. Aynı kanunun 19/II maddede sayılan sınırlamalara aykırı olmayan tüm sözleşmeler caiz ve muteberdir. Bunun aksine yapılan sözleşmeler ise geçersiz olup hiçbir hüküm husule getirmediği cihetle, butlan nedeni resmen hakimin bilgisine ulaşınca (dosya arasına girince), butlan kendiliğinden dikkate alınmak gerekir. O kadar ki bu konuda bir itiraz veya def'i ileri sürülmesi dahi zorunlu olarak görülmemektedir. Zira kanunun kamu düzeni düşüncesiyle koyduğu veya emredici mahiyetteki hükümlerine aykırı bulunan irade beyanları hiçbir surette sonuç doğuramaz.
Bu olgular dikkate alındığında, kiracının tahliye taahhüdü etkisi ile kabul ettiği anlaşılan aylık 150.000.000 lira kira parası ödemeye ilişkin 8.3.2000 tarihli beyanı 4531 sayılı yasanın buyurucu hükmüne aykırı olup geçersizdir. Ayrıca taraflar arasındaki bu irade beyanına dayanan ihtilafın dava yoluyla çözülmesinde davacı kiracının hukuki menfaati bulunmaktadır. O halde yerel mahkeme kararı bu gerekçelerle isabetli olup onanması gerekmektedir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 1.160.000 lira bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine 6.3.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy