(743 S. K. m. 682)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde davacı köyün içme suyu olarak kullandığı suyun yakınına sondaj kuyusu açmak suretiyle davalının müdahalede bulunduğu iddia edilerek vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiş, mahkemece davalının kuyusunun kullanılması sınırlandırılarak müdahalenin önlenmesine karar verilmiştir.
Davacı köyün içme suyu amaçlı olarak kuyu açtığı, daha sonra davalının da aynı beslenme alanına kuyu açtığı anlaşılmaktadır.
Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden gönderilen 1.9.2000 tarihli yazıda davacı kuyusunun debisi 10 lt/sn olduğu belirtilmiş, mahkemece yapılan keşif sonunda alınan 5.10.2000 tarihli bilirkişi raporunda ölçüm yapılmadan anılan yazı esas alınarak davacı kuyusunun debisi 10 lt/sn olduğu kabul edilmiş, iki kuyunun da birbirini etkilediği, ancak dinamik su seviyesini ölçme imkanı olmadığı bu nedenle etkileme oranının tesbit edilemediği belirtilmiştir.
Hükme dayanak yapılan 30.3.2001 günlü Zirai Bilirkişi raporunda mevsimlere göre davacının ihtiyacının karşılanması için kuyudaki motorun günde kaç saat çalışması gerektiği hesaplanmış, mahkemece de bu saatlerde davalı kuyusundan su alınmaması suretiyle müdahalenin önlenmesine karar verilmiştir.
Oysa bu sürelerde davalı kuyusundan su alınmaması halinde suyun davacı kuyusuna dönüp dönmeyeceği ya da ne miktarının döneceği hususunda raporda bir açıklık bulunmamasına rağmen mahkemece suyun tamamının aynı anda döneceği kabul edilmiştir.
Bundan ayrı hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davalının su ihtiyacı dahi belirtilmemiştir.
Bu nedenle bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece yapılacak iş, davacı köyün nizalı suda öncelik hakkı olduğu göz önünde bulundurularak gerekirse mahallinde yeniden bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davacıya ait kuyunun debisi ve günlük verimi sağlıklı bir şekilde ölçülmeli, davacı köyün ihtiyacından fazla su olup olmadığı belirlenmeli, eğer ihtiyaç fazlası su var ise, davalının da suya olan ihtiyacı tesbit edildikten sonra ihtiyaç fazlası sudan davalının ihtiyacı kadar yararlanmasını sağlayacak şekilde bir hüküm kurulmalıdır.
Eksik inceleme ile hüküm kurmaya yeterli olmayacak şekilde düzenlenmiş bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy