(818 S. K. m. 249, 252, 258)
Dava: Dava dilekçesinde borçlu olmadığının tespiti ve konusuz kalan 8 adet senedin iptali, masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kiraladığı taşınmazın bir yıllık kira bedeline karşılık davalıya 8 adet senet imzalayıp vermiş ise de, taşınmazın tamir edilip teslim edilmemesi nedeniyle kiralananda oturmadığı halde, davalının kira sözleşmesine dayalı olarak bir yıllık kira alacağının tahsili için kendisi hakkında ilamsız takip başlattığı için borçlu olmadığının tespiti ile konusuz kalan senetlerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, taşınmazın teslim edildiğini bu nedenle senetlerin bedelsiz olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kiralananın işgal edilmemesinin senetlerin iptali için neden oluşturmadığı gibi akdin imkansızlığı konusunda davalıya ihtar gönderilerek edimini yerine getirmesi istenmediği gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dinlenen davacı tanıkları, kira sözleşmesine konu evin yıkık ve viran olduğunu, 3 yıldır boş durduğunu ve davalının evi tamir edip teslim etmek üzere bir miktar kirayı peşin aldığı halde, tamir ettirerek teslim etmediği için davacının evde hiç oturmadığını beyan etmişlerdir.
Dosya arasında bulunan takipsizlik evrakı içeriğinden; 1.7.1998 tarihinde 1 yıllık süre için kira sözleşmesinin düzenlenmesi üzerine bir miktar parayı peşin veren ve kalan kira bedelleri için senet imzalayarak ibraz eden davacının, evin tamir edilerek teslim edilmemesi nedeniyle davalı hakkında 28.7.1998 tarihinde dolandırıcılık suçlamasıyla C.Savcılığına şikayette bulunduğu, ancak anlaşmazlık hukuki ihtilaf mahiyetinde kabul edilerek takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Bu şikayet kiracının, kiralayanın ayıba karşı tekeffül borcunu kabul etmediğini ve sözleşmeyi fesh etmek istediğini göstermektedir.
BK.nun 249/1 maddesi hükmü ile kiraya veren davalıya kiralananı akitten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim borcu yüklenmiştir. Ayrıca BK.nun 258/2 maddesinde kiralananı tamir masrafının kiralayana ait olduğu belirtildiği gibi, 252. madde de kiracı, kendi kusurundan yahut şahsından hadis olan mücbir bir sebepten dolayı kiralananı kullanamadığı yahut mahdut surette kullandığı takdirde kiralayan, kiralananı akit dairesinde kullanmaya hazır bulundurmuş oldukça; kiracı, kiranın tamamını vermekle mükellef olur. Mucibi akdin icrasını tahammül edilmez bir hale getiren sebepler hususunda, iki tarafın akdi feshetmek hakları mahfuzdur denilmek suretiyle; kiralananı kullanıma elverişli bir şekilde teslim ve tamir borcu kiralayana, kira ödeme borcu da kiralananı kullanan veya kullanıma hazır olduğu halde kendi kusuru yahut şahsından doğan mücbir sebeple kullanamayan kiracıya yüklenmiştir.
Mahkemece yukarıdaki ilkeler dikkate alınarak, taraf delilleri toplanmak ve gerektiğinde mahallen keşif icrası ile taşınmazın kullanıma elverişli olup olmadığı araştırılmak suretiyle varılacak sonuç dairesinde karar verilmek gerekirken, eksik araştırma ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.7.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy