(818 S. K. m. 61)
Dava: Dava dilekçesinde 1.500.000.000 lira alacak ile eşyaların iadesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 650.000.000 liranın tahsili ile 129.952.000 liralık eşyaların aynen olmadığı takdirde bedelinin tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada; nişanlı iken kooperatiften ortak alınmış evin dava tarihindeki değerinin yarısı ile bir kısım eşyaların bedeli talep edilmektedir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.
Tarafların; nişanlı olduğu dönem içerisinde 1997 yılının Ağustos ayında dava dışı Ruhi isimli kişiden 1.175.000.000 lira karşılığında dava konusu kooperatif evini satın aldıkları, evin bedelini ortak ödedikleri ve tapu kaydına göre malikin davalı olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur.
Uyuşmazlık, evin ortak olarak satın alındığı 1997 Ağustos ayından, dava tarihine (22.10.1998) kadar kooperatife ödenen geri ödemelerin kimin tarafından, ne kadar ödendiği konusundadır.
Duruşmada dinlenen tanık Ruhinin ifadesine göre, dava konusu evin 1997 Ağustos ayında taraflarca 1.175.000.000 liraya satın alındığını, bedelini ortak ödediklerini, ancak kooperatifin kalan ödemelerinin davalı tarafından yapıldığını beyan etmiştir.
Hükme esas alınan inşaat mühendisinin raporunda; dava konusu evin dava tarihindeki (22.10.1998) değerinin 2.500.000.000 lira olacağı belirtilmiştir.
Bu durumda, öncelikle evin satın alındığı 1997 Ağustos ayından dava tarihine kadar kooperatife ne kadar ve kimin tarafından geri ödeme yapıldığının araştırılması gerekir. Eğer söz konusu ödemelerin davalı tarafından yapıldığı anlaşılırsa; (evin dava tarihindeki değerinin ½'sinin davacıya verilmesi sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından) ödenen miktarın ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi dinlenmeli ve saptanacak miktarın ½'sinin davacının payından tenkis edilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır. Aksi halde yani davacı tarafından ödeme yapılmış ise o takdirde şimdiki gibi karar verilmelidir.
Eksik inceleme sonucu kurulan hüküm doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy