(743 S. K. m. 658) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin meni istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar dilekçelerinde; sahipsiz olan yerden çıkan su kaynağını davalı ile birlikte ortaklaşa masraf yaparak boruya alıp, içme suyu ve sulama suyu olarak 1986 yılından beri kullandıklarını, ancak davalının 2 yıldır suyu kendilerine vermediğini, kendilerine akan su borusunu imha ettiğini, bunun üzerine mahkemeye başvurarak tedbir kararı aldıklarını ve Sulh Hukuk Mahkemesine dava açtıklarını, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi üzerine aynı gün davalı ve vekili ile bir anlaşma tutanağı düzenleyerek taraflarca ortaklaşa havuz yapılıp suyun eşit kullanılmasını öngördüklerini havuzun yapılmasına rağmen, davalının kendilerine su vermekte direndiğini iddia ederek davalının suya vaki müdahalesinin menine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı, anlaşmaya kendisinin uyduğunu davacıların uymadığını savunmuş, ayrıca suyun çıktığı taşınmazı kadastrodan önce zilyedi Mustafa Kemal ...ndan satın aldığını beyan etmiştir.
Mahkemece, dava konusu kaynağın, fen bilirkişisi raporunda belirtildiği üzere ...maliye hazinesi adına tespit gördüğü, kadastro tutanağının da kesinleştiği anlaşıldığından, davacıların davaya konu suya ilişkin davacı sıfatları bulunmamaktadır gerekçesi ile davanın reddi cihetin gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmektedir.
Dava konusu su, tapusuz (orman içi boşluk) olan yerden çıkmakla genel su mahiyetindedir. Yargılama aşamasında, suyun çıktığı taşınmazın orman kadastro komisyonu tarafından 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Maliye Hazinesi adına tespit edilmesi ve bu tutanağın kesinleşmesi nizalı suyu, genel su niteliğinden çıkarıp, özel su niteliğine dönüştürmez.
Genel sulardan ise, kadim ve öncelik hakkı nazara alınmak koşuluyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir ve yararlanan herkes suya vaki el atmanın önlenmesini isteyebilir. Nitekim davacılar yararlandıkları niza konusu suya davalının müdahalesinin menini istemişlerdir. Dolayısıyla da davacı sıfatları mevcuttur. Mahkemece yapılacak iş; Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararından sonra tarafların suyun paylaşımına ve kurulacak düzeneğe ilişkin yaptıkları anlaşma dikkate alınmak suretiyle bir su düzeneği oluşturmak ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı bu doğrultuda çözümlemekten ibarettir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy