(818 S. K. m. 262, 264, 285, 286)
Dava: Dava dilekçesinde kira sözleşmesinin feshi ve tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1- İDDİA, SAVUNMA VE HÜKÜM:
Davacı vekili, davacıların binasına cep telefonu radyo-baz istasyonu kurulması için davalı firma ile 23.2.2000 tarihli kira sözleşmesi yapıldığını, fakat çevre ve insan sağlığına zararlı etkileri nedeniyle davalı firmaya yazı gönderildiğini, davalı firmanın kira sözleşmesinin 11. maddesine göre sistemin sağlığa zararlı olmadığına ilişkin rapor, vs. bildirimde bulunmadığını, tüm kat maliklerinin katılımı olmadan yapılan kira sözleşmesinin feshi ile kiralananın tahliyesi ve boş olarak teslimini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili cevabında; "Mobil Telekomünikasyon şebekelerine ait baz istasyonlarının kuruluş yeri, ölçümleri ve denetlenmesi hakkında Yönetmelik" 4.8.2000 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup 21. maddesinde "sistemin işletilmesi ile ilgili şikayetler, ... görevli Bakanlığa yapılır." hükmüne göre kamu hizmeti niteliğindeki bu faaliyetlerinden dolayı yetkili muhatabın Ulaştırma Bakanlığı olması gerekir. Kaldı ki tüm dünyada ve ülkemizdeki kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalar sonucunda baz istasyonlarının insan sağlığına zararlı etkileri konusunda kanıtlanmış bilimsel verilere rastlanmamış ve bu konuda yürürlüğe giren Yönetmelik hükümleri gereğince ölçümleme de yapılmadığından dolayı açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 11. maddesine göre davalı firmanın sağlık raporu almadan faaliyetini sürdürmesi ve kat maliklerinin oybirliği ile alınmış bir karar olmadan davalı firma ile sözleşme yapılması nedeniyle kira sözleşmesinin feshi ile kiralananın tahliyesi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2- HUKUKSAL DAYANAKLAR :
Önemli nedenlerden dolayı kira sözleşmesinin sona erdirilebilmesi için; belli bir süre için kurulmuş bir adi kira veya birden çok yıl için yapılmış bir hasılat kirası olmalı, adi kira sözleşmesinin ise taşınmaz kirasına ilişkin bulunmalı ve de kira ilişkisinin devamını çekilmez hale getiren önemli nedenler ortaya çıkmalıdır.
Önemli nedenler, sözleşmenin kurulması anında tarafların sözleşmeye temel olarak kabul ettikleri kişisel veya maddi şartlarla ilgili nedenlerdir. Bunlar, sözleşmenin devamı esnasında ortaya çıkabileceği gibi daha başlangıcında da kendisini gösterebilir. Öte yandan önemli nedenler, bunları ileri süren bakımından, sözleşmeye devamın çekilmez hale geldiği iyiniyet kurallarına göre kabul edilebilecek nedenler olmalıdır. Hakim, önemli nedeni kendiliğinden göz önüne alamaz; o halde önemli nedenin varlığı ve ne olduğu sözleşmeyi feshetmek isteyen tarafça belirtilmelidir.
Önemli neden ortaya çıkınca BK. mad.262 veya 285'teki feshi bildirme sürelerine uyularak fesih beyanında bulunulmalıdır; feshi bildirmenin bu maddelerdeki dönemlerin sonuna rastlatılması gereği yoktur. Böylece döşenmiş olmayan taşınmaz kiralarında üç ay, döşenmiş olanlarda on beş gün, hasılat kirasında altı ay sonrası için her vakit önemli nedenlere dayanan feshi bildirmede bulunulabilir.
Feshi bildiren, BK.mad.264 veya mad.286'da öngörülen tam tazminatı ödemeyi de teklif etmiş olmalıdır; aksi takdirde bu feshi bildirme yapılmamış sayılır. ( Bu konuda geniş açıklamalar için bkz. Tercier, P: La Partie speciale du code des obligations, Zürich 1988, sh.164; Schmıd: Kommentar zum schweiz, Zivilgesetzbuch, Das obligationenrecht, Teilband v z b, Zürich 1974, Art. 269, Nr. 5-7; Feyzioğlu, F:Borçlar Hukuku, İkinci Kısım, Akdin Muhtelif Nevileri, C.1, 4.bası, İst.1980, sh.621; Tandoğan, Haluk: Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, c.1/2, 3.bası, Ank.1985, sh.231 vd. )
Mahkemece yukarıdaki fiili ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde eksik araştırma ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 18.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy