(743 S. K. m. 679, 682)
Dava: Dava ve birleştirilen dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddi, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması taraflarca istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davacı Vek. geldi. Aleyhine temyiz olunan Davalı Halit
geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Dairemizin 1.6.2000 günlü bozma ilamında dava konusu suyun genel su olduğu ve her iki tarafında su üzerinde öncelik hakkının olmadığı açıklandıktan sonra, suyun öteden beri kullanma biçimi ihlal edilmeksizin bir düzen kurulması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece her iki tarafın da kullanımını önler şekilde hüküm kurulmuştur.
Tüm dosya kapsamından, dava konusu suyun genel sulardan olduğu ve oradan gelip geçen insan ve hayvanların bu sudan içme suyu olarak yararlandığı, ancak her iki tarafın da şimdiye kadar faydalanmadığı anlaşılmaktadır. Esasen bu husus önceki bozma ilamında da açıklanmıştır.
Genel sulardan öncelik hakkı ihlal edilmemek koşuluyla herkesin faydalı ihtiyacı oranında yararlanma hakkı bulunduğundan, öncelikle tarafların bu suya ihtiyaçları olup olmadığı, yararlandıkları başka sular varsa bunlar da dikkate alınmak suretiyle tesbit edilmelidir. Taraflardan birisinin bu suya ihtiyacının olduğunun belirlenmesi halinde, suyun oradan gelip geçen insan ve hayvanların ihtiyacına yetecek kadarının yerinde bırakılarak, ihtiyacı olan tarafa ihtiyaç kadarının verilmesi şeklinde, suya her iki tarafın da ihtiyacının olması halinde ise, yine nizalı suyun bir kısmı yerinde bırakılarak kalanının tarafların ihtiyacı nispetinde taksimi şeklinde bir düzenleme yapılmalıdır.
Bozma ilamına yanlış anlam verilmek suretiyle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 20.000.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy