(818 S. K. m. 266) (2004 S. K. m. 67)
Dava dilekçesinde 205.000.000 lira alacak için takibe vaki itirazın iptali, %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, yöneticisi olduğu apartmanın kapıcı dairesinde kiracı olan davalının ödemediği Temmuz 1999-Mayıs 2000 dönemi kira bedeli olan toplam 205.000.000 lira alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 1996 yılından beri kiracısı olduğu daireyi 1999 yılı Temmuz veya Ağustos ayında tahliye ettiğini, kiralananda kalan eşyaların aynı apartmanda kat maliki olan nişanlısına ait olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kiralananı 1999 yazında boşalttığı gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kira sözleşmesi sona erince kiracı kiralananı kiralayana geri vermekle yükümlüdür (BK. mad.266/1). Geri vermenin tarzı ise kiralananın boşaltılması ve kiracı veya temsilcisinin anahtarları kiralayana teslim etmesi şeklinde olur. Bundan ayrı olarak kiralananın vaktinde geri verildiğini ispat külfeti kiracıya ait bulunmaktadır.
Davalı (kiracı), 08.06.1999 tarihinde yönetici Cemal E.'a Noter'den ihtarname göndererek kira akdinin feshini isteyen bir kısım maliklere ait 24/32 hisseye düşen bölümü boşalttığını, 1500 DM tazminat verilerek Belediyeye biriken çöp vergileri ödendiği takdirde kiralananı derhal boşaltacağını bildirmiş ise de, bizzat davalı tanıklarının beyanlarından anahtarların usulüne uygun olarak yöneticiye teslim edilmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece işin esasına girilerek varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken kiracı olan davalının kiralananı usulüne uygun olarak kiralayana teslim ederek, kiracılık ilişkisine son verdiğinin kabulü ile davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy