(818 S. K. m. 62) (6570 S. K. Geç. m. 7)
Dava: Dava dilekçesinde 220.000.000 lira Alacağın tahsili ile temerrüt nedeniyle tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı (kiralayan) dilekçesinde; Ekim 2000 ayı kirası olan 100.000.000 lira ile Kasım, Aralık 2000 ve Ocak 2001 aylarına ait kira farkı toplamı 120.000.000 liranın ödenmemesi nedeniyle tahsili istenilmiştir.
Davalı (kiracı), 1.8.1999 tarihli kira sözleşmesi uyarınca aylık kira bedelinin 48.000.000 lira olduğu ve 1.8.2000 tarihinde başlayan yeni dönem kira parasını % 25 artırım ile 60.000.000 lira olarak ödediğini, bundan ayrı olarak da banka dekontu ile ödendiği sabit olan 200.000.000 liranın üç aylık (Ağustos, Eylül, Ekim 2000) kira karşılığı olduğu halde sehven dekonta Ağustos-Eylül 2000 yazıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı kiracı tarafından Ağustos- Eylül 2000 dönemi kira parasının 200.000.000 lira olarak ödendiğinin banka dekontu ile sabit olduğu gerekçesi ve bu nedenle aylık kira bedelinin 100.000.000 lira olduğunun kabulü ile 220.000.000 lira kira farkı alacağının tahsiline, temerrüt ihtarının ise usule uygun bulunmadığı gerekçesiyle tahliye isteminin reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan banka dekontu ile davalı (kiracı) tarafından Ağustos ve Eylül 2000 aylarına ait kira parasının aylık 100.000.000 lira olarak yatırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, takip eden aylar için aylık kira bedelinin 60.000.000 lira olarak ödendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
4531 sayılı yasa ile 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkındaki Kanunun birinci maddesi uyarınca; sözleşmelerde kararlaştırılan kira paraları 2000 yılında yıllık % 25 ... oranında arttırılabilir, kira parasının artış sınırlarının aşılması amacıyla yeniden kira sözleşmesi yapılamaz. Kira tespit davalarında da yukarıdaki sınırlamalara uyulur.
Yasanın açık buyurucu bu hükmü karşısında 1.8.2000 tarihinde başlayan dönem kira bedelinin önceki dönem kira bedeli % 25 oranında artırılmak suretiyle 60.000.000 lira olarak tespiti ve ödenmesi gerekmektedir.
Ancak, davalı kiracı savunmasında bankaya yatırılan 200.000.000 liranın üç aylık (Ağustos-Eylül-Ekim) kira karşılığı olduğunu ileri sürmektedir. Borçlar Kanununun 62. maddesine göre; Borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse, hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe, onu istirdat edemez. Kanunu bilmemek mazeret sayılamayacağı gibi ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin ödeme yapan davalı kiracı, sonradan böyle bir nedene dayanarak istirdat davası açamayacağı gibi, fazla yatırdığı kira parasının sonraki aya mahsup edilmesini istemesi de mümkün değildir.
O halde mahkemece ödenmeyen Ekim 2000 dönemine ait (kira bedeli 60.000.000 lira) yönünden davanın kabulü ile fazla istemin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy