(743 S. K. m. 618, 682, 895, 896) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde suya ve taşınmaza yapılan müdahalenin meni istenilmiştir. Mahkemece davanın suya yönelik müdahalenin meni yönünden kısmen kabulü, taşınmaza yönelik açılan dava yönünden görevsizlik cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada; zilyet olunan taşınmazda bulunan suyun borularla götürülerek hem taşınmaza, hem de suya müdahale edildiği ileri sürülerek taşınmaza ve suya yapılan müdahalenin meni talep edilmiş, mahkemece; taşınmaza vaki müdahalenin önlenmesi talebi yönünden zilyetliğin korunması ile ilgili davaların HUMK. nın 8/3 maddesi gereğince değere bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle mahkemenin görevsiz olduğuna, suya müdahalenin meni yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara ve kararın dayandığı gerekçelere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi gerekmiştir.
HUMK. nın 8/3 maddesinde belirtilen yalnız zilyetliğin korunması davaları ile, MK. nın 895 ve 896. maddelerinde düzenlenen zilyetliğin gasp ve tecavüzünden doğan davalar amaçlanmıştır. Zilyetliğin korunması davası ile zilyet, zilyetliğin hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan, sadece zilyetliğini öne sürerek, sulh hukuk mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünün sağladığı kolaylıklardan yararlanır.
Zilyet, zilyetliğinin arkasında bulunan ayni (nesnel) veya şahsi (kişisel) bir hakka dayandığı takdirde dava, bir hak davası niteliğini kazanır; mahkemenin görevi de, dava olunan şeyin değerine göre belirlenir.
Olayımızda zilyet olunan taşınmaza boru döşenmek suretiyle yapılan müdahalenin önlenmesi istenmekle, hakka dayanılmıştır.
O halde; mahkemece taşınmaza yapılan müdahalenin meni talebinde hakka dayanıldığı gözetilerek tarafların gösterdiği deliller toplanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy