(2004 S. K. m. 72) (2886 S. K. m. 9, 75)
Dava: Dava dilekçesinde Adana İl Deftardarlığı Milli Emlak Müdürlüğünün 13.4.2000 tarihli 30153 nolu dosya ile istediği 142.000.000 lirayı borçlu olmadığının tespiti, her türlü muarazanın önlenmesi masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın menfi tespit talebi yönünden kabulü, muarazanın meni talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı hazine tarafından Devletin özel mülkiyetinde bulunan tapulu arazinin işgal edilmesinden ötürü kendisine (8.9.1983 gün ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesi uyarınca) ecrimisil ihbarnamesi tebliğ edilmekle böyle bir borcunun bulunmadığının tespiti ve davacının tapu kaydındaki şerhten doğan hakları sebebiyle tapu kaydının iptali, tapudaki zilyetlik şerhinin iptali, meni müdahale gibi sebeplerden dolayı da her türlü muarazanın menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, menfi tespit davasının kabulü, her türlü hukuki muarazanın önlenmesi yönünden talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıya Milli Emlak Müdürlüğü tarafından gönderilen ecrimisil ihbarnamesi 2886 sayılı Yasanın 75. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tebliğ edilmiştir. Anılan fıkra hükmüne göre, Devletin Özel Mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınmaz malların başkaları tarafından işgali üzerine, fuzuli şagilden 2886 sayılı kanunun 9. maddesinde sayılan mercilerden sorulmak suretiyle 13. maddede gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisil istenir.
Ecrimisil rızaen ödenmediği takdirde de bunun, 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsil edileceği sözü edilen 2886 sayılı Kanunun 75. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanmıştır. Bundan ötürü, ecrimisil davalarına 2490 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde adli mahkemelerde bakılmakta iken, 2886 sayılı Kanunla takdir şekli belirlenerek ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsil edileceği hükmü getirilmek suretiyle bu görev ve yetki idareye devredilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda kısaca değinilen hukuksal durum karşısında ve Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.12.1989 gün ve 1989/41- 42 sayılı kararında da belirlendiği üzere ecrimisil ihbarnamesinin iptali ya da bu konuda borçlu bulunulmadığının tespiti davalarına İdari Yargı Merciinde bakılması gerekirken davaya bakılarak esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy