(1086 S. K. m. 8, 428)
Dava dilekçesinde davalı kiracı davalının 1999 yılı kira parasını istikrarsız biçimde farklı miktarlarda ve hakkaniyete aykırı talep ettiğinden karşılıklı mutabakat sağlayamadıklarını ileri sürerek, 1999 yılı kira parasının KDV hariç 7.140.847.000 lira kapı girişi kirası, 6.839.404.000. lira büfe kirası olmak üzere toplam 13.980.251.000 lira olarak tespitini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1999 yılı kirasının 18.231.689.499. lira + KDV olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili ile davalı idare arasında Orman Bakanlığı İç Anadolu Bölge Müdürlüğü Ankara Milli Parklar Başmühendisliği hudutları içerisindeki Söğütözü orman içi dinlenme yerinin işletilmesi ile ilgili ihaleyi müteakip 16.06.1998 yılında sözleşme yapıldığını, buna göre ihale bedelinin 1998 yılı kira bedeli olarak kabul edildiğini, davalının 1999 yılı kira parasını sözleşmedeki artış şartını yanlış yorumlamak suretiyle istikrarsız bir şekilde farklı miktarlarda ve hakkaniyete aykırı talep ettiğinden karşılıklı mutabakat sağlayamadıklarını ileri sürerek 1999 yılı kira parasının KDV hariç 7.140.847.000. lira kapı girişi kirası, 6.839.404.000. lira büfe kirası olmak üzere toplam 13.980.251.000. lira olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmede ihale bedelinin (33.333.333.333. lira+KDV) 1998 yılı kirası olacağı ve 1999 yılı kirasının da bundan düşük olamayacağı öngörülmüş ise de; davalı idarenin giriş ücretini ekleyecek uygulamalar yapması, 1999 yılı kirası için çelişik tekliflerde bulunması ve önceki yıllar giriş ücretlerinin net olarak tespit edilememesi gibi hususları hakkaniyet ilkeleri ile birlikte değerlendiren ikinci rapor mahkememizce benimsenmiş ve buna göre 1999 yılı kirasının tespitine karar vermek gerekmiştir. gerekçesiyle 1999 yılı kirası 18.231.689.499 lira+KDV olarak saptanmış, hüküm davalı idare tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan ihale sözleşmesinde kira müddeti 9 yıl 6 ay süreli olup, ödemeler başlıklı bölümün birinci maddesinin üçüncü bendinde ihale bedeli 1998 yılı kirası olarak alınacak, 1999 ve sonraki yıllar için her yıl Ocak ayında kira artışı yapılacak %25 ile KDV'si peşin alınarak noterde ek sözleşme yapılır. Yıllık kira bedelinin geri kalan %75'i ise üç taksitte idarenin Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları içerisinde ek sözleşmede belirleyeceği günlerde ödenecektir. Ayrıca bu artış ve ödeme günlerinin belirlenmesi mutlaka ek bir sözleşme ile noter huzurunda yapılacaktır. Denilmekle, ikinci maddesinin birinci bendinde de sonraki yıllar kira bedelinin Vergi Usul Kanunu'na göre Maliye Bakanlığı'nca Aralık ayında açıklanan (yeniden değerleme) oranından az olmamak üzere günün koşullarına göre her yıl yeniden artırılarak tahsil edilir. Bu artışlar ikinci yıl için, ihale bedelinin en az vergi artış oranında artırılarak alınması ve diğer yıllarda aynı şekilde artırılarak alınmasına devam edilir. Hükmü yer almakta, böylece 1999 yılı ve sonraki yıllar için artış şartını içermektedir.
Hal böyle iken, davacı dilekçesinde, 1998 yılı kirası (ihale bedeli) olan 33.333.333.333. lira+KDV'nin 1999 yılı için KDV hariç 13.980.251.000. liraya indirilmesini talep etmektedir. İndirilme sebebi olarak; davalı idarenin tesis kapı giriş ücretlerini yeniden belirlemesine, 1998 yılında gerçekleşen giriş sayısını farklı hesaplamasına ve de sözleşme hükümlerini yanlış yorumlamasına dayandırmaktadır.
Dava bu niteliği itibarıyla HUMK. nun 8. maddesinde anılan kira tespit davası olmayıp, sözleşmede kararlaştırılan şartların iptali ve sözleşmenin yeni koşullara uydurulması isteğinin içeren bir uyarlama davasıdır.
O halde, dava konusu uyuşmazlığın değerine göre görevli mahkemenin tayini gerekir. Davanın açıldığı tarihe göre, dava değeri 400.000.000. lirayı geçmektedir. Mahkemece, davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy