(2004 S. K. m. 67) (743 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 288) (6762 S. K. m. 23)
Dava: Dava dilekçesinde (107.230.000) lira alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali, %40 tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile davalının takibe vaki itirazının iptaline takibin 107.230.000 lira üzerinden devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili davalıya satılan altın alımına ilişkin faturaya dayalı borcun uyarılara rağmen ödenmediğini, tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine icra takibinin durduğunu beyanla takibe vaki itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıyla hiç biri ticari ilişkisi ve borcu olmadığını, faturayı da almadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı defterlerinde de kayıtlı olan ve ödendiğine dair belge bulunmayan faturanın varlığına ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı-satıcının fatura deliline dayanabilmesi için faturada yazılı malları davalı-alıcıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş bulunduğunu genel ispat kurallarına göre (yemin teklifi dahil) kanıtlaması gerekir. (TTK 23. maddesi) Çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyatı ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir.
Mahkemece yukarıdaki fiili ve hukuki olgular nazara alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçelerle ve eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 01.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy