(6762 S. K. m. 532)
Dava: Dava dilekçesinde 105.280.000 lira alacağın, yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirket ile ortaklaşa işgücü yetiştirme kursu düzenlemek üzere protokol imzaladığını, diğer davalı Hıdır ...ın da şirketin müdürü olduğunu, kurs günde 4 saat olarak verildiği halde, davalı şirketin günde 6 saat üzerinden kurs ücreti aldığını beyan ederek, fazladan ödenen 105.280.000 liranın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davalılardan şirket hakkında; tasfiye edilerek dava tarihinde tüzel kişiliği son bulduğundan dolayı aleyhinde açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında ise limited şirketlerde müdürün sorumluluğunun ancak kusuru halinde söz konusu olabileceği, davalı müdürün de olayda kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ticaret Sicil Memurluğunun yazısından, davalılardan limited şirketin 20.06.1997 tarihinde tasfiye edildiği, bu tasfiyenin 26.05.1999 tarihinde ticaret siciline tescil ve 28.05.1999 tarihinde de ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır.
TTK.nın 532. maddesi limited şirket ortakları sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri oranda mesuliyetten kurtulurlar. Şu kadar ki ortaklara koydukları sermaye kısmen veya tamamen geri verilmiş veya haksız yere kar ya da faiz ödenmiş ise aldıkları para nispetinde mesuldürler. hükmünü ihtiva etmektedir. Bu madde hükmü gereğince limited şirket ortaklarının sorumlulukları koymayı üstlendikleri sermaye ile sınırlıdır.
O halde mahkemece, davalı şirket müdürünün aynı zamanda diğer davalı şirketin ortağı da olduğu dikkate alınarak davalı ortağın koyduğu sermaye tutarı ile ona ödenen kar ve sair menfaatler göz önünde tutularak limited şirket ortağının sınırlı sorumluluğu içinde yapılacak yargılamanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi usulsüzdür.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy