(743 S. K. m. 86) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava dilekçesinde nişan hediyelerinin aynen olmadığı takdirde bedelinin iadesi, karşılık davada da, 2 milyar maddi, 4 milyar manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın esas dava açısından kısmen kabulü, karşılık dava yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, MK. nun 86.maddesine göre nişan hediyelerinin iadesine karar verilebilmesi için; dava konusu şeylerin davalıya davacı nişanlı tarafından verildiğinin usulüne uygun olarak kanıtlanması gerekir. Bundan ayrı söz konusu nişan hediyelerinin mutat olup olmadığı araştırılıp mutat dışı olanların iadesine karar verilmelidir.
Buna göre;
1- Davacının babası tarafından verildiği tanık beyanları ile sabit olan 1 adet altın kaplama kol saati ve 1 adet bilezik ile bir çift küpenin iadesine karar verilemez. Zira nişan hediyelerinin iadesini ancak bizzat verenler isteyebilir. Söz konusu hediyelerin iadesinde davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Somut olayda, davalı vekilinin 23.2.2000 tarihli cevap dilekçesinde yer alan: Kaldı ki bu bilezikleri de diğerleri gibi davacı müvekkilemizden toplu olarak istemiş, almış ve müvekkilemizin evinden o şekilde ayrılarak gitmiştir. Şeklindeki (bilezik) ile ilgili dolaylı beyanı ve tanık Hacer'in, Naim de bir adet altın set takımı Aysun'a taktı. İfadesi ve de bizzat nişanlı (davalı) Aysun'un 9.11.2000 günlü oturumdaki; Ben altınları Naim'e bizzat iade ettim. Hiçbir beyanı kabul etmem Naim de altınları benden almıştır. ifadesi birlikte değerlendirildiğinde; iadeye konu bilezik, set ve altınların nişan hediyesi olarak davalıya verildiği sonucunu doğurmaktadır.
Bu itibarla yukarıda belirtilen nişan takılarının iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı nedenlerle bu yöne ilişkin taleplerin reddi doğru görülmemiştir.
3- Diğer taraftan mahkemece bilirkişi dinlenmiş ise de, bilirkişiden hediyelerin değeri yönünden rapor alınmış, hangi hediyelerin mutat dışı sayılacağı bakımından görüş alınmamıştır. Dolayısı ile nişan takılarının dışındaki eşya ve giysilerin mutat olup olmadığı araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
Bundan ayrı HUMK. nun 275 ve devamı maddeleri gereğince bilirkişinin özel ve teknik bilgiye sahip olması gerekir. Hediyelerin değeri yönünden avukat bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerleşik Yargıtay uygulamasına aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy